Aryen Yayınları'ndan 4 yeni kitap

Paylaş:

AMED - Medya Doz'un "Dağın Kalbinde Işık Var" öykü kitabı, Fuat Kav'ın "Ateşten Kimlik" romanı, Sabîha Diljen'in "Şopên Demê" toplu yazıları ve Feratê Dengizî'nin "Xemşadî" anı kitabı Aryen Yayınları'ndan çıktı.

Aryen Yayınları ikisi Kürtçe ikisi Türkçe dört yeni kitabı okuyucuyla buluşturdu. Medya Doz'un "Dağın Kalbinde Işık Var" öykü kitabı, Fuat Kav'ın "Ateşten Kimlik" romanı, Sabîha Diljen'in 1987'den 2026 tarihine kadar kaleme aldığı yazılarından oluşan "Şopên Demê" ve Feratê Dengizî'nin hayat arkadaşı Zekiya ile anılarını ve mücadelesini anlattığı "Xemşadî" anı kitabı Aryen Yayınları'ndan çıktı.
 
ATEŞTEN KİMLİK
 
Fuat Kav'ın kaleme aldığı "Ateşten Kimlik" romanı, bir arayışın hikayesi. Eser Altınok'un gerçek yaşam öyküsünü temel alan romanlaştırılmış bir biyografi. Bingöllü bir ailenin çocuğu olarak Berlin’de büyüyen Eser Altınok, 1990’lı yılların başında Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne katılır fakat daha önce işlediği birtakım suçlardan ötürü polis tarafından şantaj yapılarak tutuklanır. İtirafçılığa zorlanan 21 yaşındaki Altınok, polis tarafından PKK davalarında tanıklık yapmaya zorlanınca arkasında bir mektup bırakarak 1998 yılının ilk günlerinde hayatına son vermek için benzin içer ve tedavi gördüğü Koblenz Askeri Hastanesi'nde 5 Ocak günü yaşamını yitirir. Fuat Kav, romandaki anlatının esasına somut gerçekleri, tarihi olguları, tanıklıkları ve dönemin siyasal atmosferini yerleştiriyor. Özellikle Almanya ve Avusturya'nın Kürt sorununa ilişkin politikalarını, göçmenlik deneyimini ve dönemin toplumsal koşullarını, tarihsel gerçeklik temelinde ele alıyor. 
 
Eser’in hikâyesi Berlin’in soğuk sokaklarında başlıyor; fakat orada bitmiyor. Çünkü romanın coğrafyası yalnızca şehirler değil. Aynı zamanda hafıza, travma, suskunluk ve kuşaktan kuşağa taşınan görünmez bir yük. 
 
Kitabın arka kapak yazısında, Eser Altıok’un hikâyesinin yalnızca bir bireyin iç dünyasında yaşanan çatışmaların anlatısı olmadığı, parçalanmış kimliklerin, yarım kalmış aidiyetlerin, tarihin, coğrafyanın ve ideolojilerin insan ruhu üzerinde bıraktığı derin izlerin bir yansıması olduğu vurgulanıyor ve şöyle deniliyor: "Ateş anlatının merkezinde yalnızca bir sembol değil; bir dönüşümün ruhudur. Yakıcı olduğu kadar arındırıcıdır da. Yok edici olduğu kadar yeniden doğurucudur. Bu nedenle romandaki ateş, yalnızca politik bir göndermeden ibaret değildir; aynı zamanda insanın kendi içindeki karanlığıyla yüzleşme aynasıdır. Bu roman, bir yüzleşme çağrısıdır. Kimi zaman sert, kimi zaman kırılgan, kimi zaman da sessizdir. Ama her şeyden önce insanidir. Ve insan, ancak kendisiyle yüzleştiği yerde hikâyesini başlatabilir."
 
DAĞIN KALBİNDE IŞIK VAR
 
Medya Doz'un öykülerindeki her cümle insan onurunu korumaya çağrıdır. "Dağın Kalbinde Işık Var" öykü kitabında da aynı çağrı var. 
Kayalarda seken bir pezkovînin adımları gibi öyküleri insanın yüreğine işliyor, ruhunu mest ediyor. Bu öykülerin bir ses olduğunu hatırlatıyor. Öyle bir ses ki mıknatıs dalgaları gibi insanın içine yayılıyor, derin bir bağ ve birlik duygusu oluşturuyor. Kitaba önsöz yazan yazar İskan Amed, Medya Doz'un öyküleri için şu satırları kaleme alıyor: "Bilinir, kolay; değerin düşmanıdır. Yani bir şey ne kadar kolay olursa değeri de o oranda düşer. Sade bir dil ile anlatılan bu öyküler kayalardan yaşam yaratan genç kadın ve erkek savaşçıların emeklerinden, tecrübelerinden ve yaşadıkları zorluklardan damıtılarak oluştu. Bu yüzden paha biçilmez sonsuz bir değere sahiptirler. Özünde ise yazar, öyküleri ile okura bir cenk meydanını gösteriyor. Bu cenk meydanında dilin etki değeri ve duygu uyandırıcı gücü muazzamdır. Yazarın kaleminde, her türlü teknolojik silahlarıyla yaşamı kurutan robotlar ve yaşamı yeşerten merdî meydan savaşçılar arasındaki savaş hafızaya dönüşüyor. O yüzden yazarın kaleminin izdüşümü, Kürtlerin yurdunda açılan yaralara bir nebze de olsa şifa olma arayışını ifade ediyor. 'Dağın Kalbinde Işık Var' öykü kitabı bize esas ışığın insanüstü bir iradenin cüreti olduğunu gösteriyor. Bu ışık, okuru daha derinlere inmeye ve daha harika sırlara ulaşmaya davet ediyor."
 
XEMŞADÎ VE ŞOPÊN DEMÊ
 
Feratê Dengizî Kürtçe kaleme aldığı "Xemşadî: Xweha Zekiya / Zekiye Abla" anı kitabında hayat arkadaşı eşi Zekiya ile anılarını, yaşadıkları zorlukları ve yılmaz mücadelesini anlatıyor. Yazar Sabîha Diljen ise 1987-2026 yılları arasında kaleme aldığı yazıları Kürtçe "Şopên Demê" kitabında bir araya getirerek okuyucuyla buluşturuyor.