Kayyım rektör bilançosu: 8 tutuklama, 29 ev hapsi 2021-03-15 09:16:57 ANKARA - Boğaziçi Üniversitesi’nde “Kayyım rektör” protestolarının başladığı 4 Ocak’tan bu yana binlerce kişi gözaltına alındı, biri tecrit altında 8 öğrenci tutuklandı, 228 kişiye adli kontrol, 29 kişiye ev hapsi verildi.  Resmi Gazete’de 2 Ocak’ta yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 5 üniversiteye rektör atamasının ardından 2002'de AKP Sarıyer İlçe Teşkilatı kurucusu, 2015'te de AKP İstanbul 1'inci bölge milletvekili aday adayı Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atandı. Boğaziçi Üniversitesi’nde kayyım rektör atanmasına tepki gösteren Boğaziçi Dayanışması Platformu, 3 Ocak’ta sosyal medya hesaplarından, “Demokratik süreçleri tanımadan atanan yandaş rektörleri kabul etmiyoruz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle okulumuza Melih Bulu'nun kayyım olarak atandığını öğrendik. Boğaziçi öğrencileri olarak demokratik süreçleri tanımadan atanan yandaş rektörleri kabul etmiyoruz. Melih Bulu bizim rektörümüz değildir!” açıklaması yaptı.    Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri ise rektör olarak atanan Bulu’ya ilişkin şu açıklamayı yaptı: “1980'lerin askeri vesayet rejiminden sonra ilk kez üniversitemize kurum dışından bir rektör atanmıştır. Kabul etmiyoruz vazgeçmiyoruz.”    Boğaziçi Üniversitesi’nden başlayarak bütün dünyaya yayılan “Kayyım rektör” protestolarının başladığı 4 Ocak’tan bu yana, binlerce kişi gözaltına alındı, biri tecrit altında 8 öğrenci tutuklandı, 228 kişiye adli kontrol, 29 kişiye ev hapsi tedbiri uygulandı.    4 OCAK: BOYKOT ÇAĞRISI   Boğaziçi Dayanışması, öğrencileri dersleri boykot etmeye çağırdı. Aynı gün üniversitenin öğretim üyeleri, rektör atamasını kabul etmediklerine dair bir açıklama paylaştılar. Sosyal meyada başlatılan #KabulEtmiyoruzVazgeçmiyoruz hashtagı gün boyu Trend Topic (TT) oldu.   Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve mezunları, diğer üniversitelerden öğrencilerle birlikte pek çok kişinin katılımıyla Güney Kapı önünde eylem başlattı.    5 OCAK: İLK GÖZALTILAR   İstanbul Üniversitesi (İÜ), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) başta olmak üzere birçok üniversiteden, “Akademisyenlerden öğrencilere ve idari personele kadar üniversite bileşenlerinin merkezin otoritesi altında çalışmaya zorlandığını ve buna ses çıkarmanın engellendiğini görüyoruz ve biat etmiyoruz, kabul etmiyoruz. Üniversitelerde YÖK, polis, kayyum istemiyoruz” yapılan açıklamayla tepkiler gün geçtikçe yükseldi ve öğrencilere destek açıklamaları gelmeye başladı. Bunun üzerine yapılan eş zamanlı operasyonlarda 17 öğrenci gözaltına alındı.    Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan devir-teslim töreninde, öğretim üyeleri, sırtlarını dönerek kayyım rektörü protesto etti.    6 OCAK: ÜNİVERSİTE KAPISINA KELEPÇE    Protestolar devam ederken, İstanbul Valiliği, protestoların önüne geçmek için salgın gerekçesiyle Beşiktaş ve Sarıyer’de her türlü toplantı, gösteri ve yürüyüşlerin yasaklandığını duyurdu. Protesto gösterileri sırasında üniversitenin Güney Kampüsü'nün giriş kapısına polis tarafından kelepçe takıldı.    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, protestolara yönelik yaptığı açıklamada “Gezi Parkı kalkışması çıkarmaya niyetlenmek başı ezilmesi gereken bir komplodur” açıklamasıyla öğrencileri hedef gösterdi.    Üniversitenin rektör danışmanı Prof. Dr. Zafer Yenal, görevinden istifa ettiğini duyurdu.   8 OCAK: KESİNTİSİZ EYLEM KARARI    Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, kayyım rektöre karşı kesintisiz eylem kararı aldı. Öğrenciler üniversitede toplanması üzerine kampüs polis tarafından ablukaya alındı.    Ankara’da ise bir grup öğrenci, kayyım rektör protestolarına destek olmak amacıyla Kızılay Güvenpark’ta bir araya gelme çağrısı yaptı. Öğrencilerin evlerinin önünde bekleyen polis, dışarı çıkanları gözaltına aldı.    Cumhurbaşkanı Erdoğan ise protesto eylemlerine ilişkin “Bu işin içinde teröristler var. Öğrencilerle alakası olmayan CHP'nin İstanbul İl Başkanı orada. Kendisi DHKP-C militanıdır” diyerek öğrencileri hedef aldı.    13 OCAK: ÇADIR EYLEMİ   Kayyım rektör protestoları ülkenin dört bir yanına yayılırken, öğrenciler “Kayyumluk” binası olarak adlandırdıkları rektörlük binası önünde çadır eylemi başlattı.   16 OCAK: MÜZİKLİ PROTESTO    Boğaziçi Üniversitesi Müzik Kulübü koroları, Mor ve Ötesi’nin Cambaz şarkısını yeniden uyarlayarak, “Kayyum rektör istemiyoruz” dedi.   Münih ve Amsterdam’da Boğaziçi direnişine destek için eylem düzenledi. Uludağ Üniversitesi öğrencilerinden de Boğaziçi direnişine destek mesajları geldi.     30 OCAK: 2 ÖĞRENCİ TUTUKLANDI   Boğaziçi Üniversitesi önünde kayyım rektör protestosunda açılan sergide, "Kabe fotoğrafının yere serildiği” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan öğrencilerden 2'si tutuklandı. Tutuklamalarına ardından birçok üniversiteden "Gözaltılar serbest bırakılsın KayyımNakka" yazılı pankartlar açıldı. Tutuklamaların ardından "Kayyımlar gidecek biz kalacağız", “Homofobik rektör istemiyoruz" ve "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" şiarlarıyla tepkiler arttı.    1 ŞUBAT: DARP VE GÖZALTILAR    Devam eden protestolarda yaklaşık 100 öğrencinin darp edilerek gözaltına alındığı müdahalenin ardından üniversite içerisinde bulunan öğrencilere de müdahale edildi. Rektörlük binası çevresinde oturma eylemi yapan öğrencilere yönelik polis müdahalesinde 159 öğrenci darp edilerek gözaltına alındı.   2 ŞUBAT: EV HAPİSLERİ   Gözaltına alınan 159 kişiden 10’una savcılık sorgusunun ardından ev hapsi verildi. Gözaltılardan 98’i Vatan Caddesi'ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.   3 ŞUBAT: İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM   Bulu, rektör olarak atanmasından bir ay sonra kameraların karşısına geçerek, istifa çağrılarına ilişkin konuştu. Öğrencilerin talebini geri çeviren Bulu, “Başta bu krizin 6 ay içinde biteceğini öngörmüştüm, öyle de olacak” dedi.    Bulu’nun bu açıklamasının ardından akademisyenler ve öğrencilerden tepkiler ve istifa çağrıları gelmeye devam etti.    4 ŞUBAT: DÜNYADAN TEPKİLER   Bulu’ya karşı protestolar Türkiye’nin dört bir yanında devam ederken, dünyaca saygın bilim insanlarından öğrencilere destek mesajları geldi. Amerika Birleşik Devleti (ABD) ve birçok Avrupa ülkesinde aralarında Judith Butler, Noam Chomsky gibi isimlerin de bulunduğu 3 bini aşkın akademisyen ve düşünür, polis şiddetini kınayarak, öğrencilerin talebi olan “özerk üniversite” vurgusu yaptı, Bulu'ya da istifa çağrısında bulundu.    5 ŞUBAT: 2 ÖĞRENCİ TUTUKLANDI   Kadıköy’de yapılan yürüyüşe polisin sert müdahalesinde gözaltına alınan 23 kişi, emniyet işlemlerinin tamamlanmasının ardından Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne çıkarıldı. Savcılık ifadeleri alınan 13 öğrenci, adli kontrol şartıyla bırakılırken, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 2 öğrenci tutuklandı, 2 öğrenciye ev hapsi, 5 öğrenciye yurtdışı yasağı, bir öğrenci ise imza şartıyla serbest bırakıldı.    6 ŞUBAT: 2 YENİ FAKÜLTE 4 TUTUKLAMA   Erdoğan'ın imzasıyla Bulu'nun rektör olarak atanmasının protesto edildiği Boğaziçi Üniversitesi'nde, Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi açıldı. Öğrenci Sendikası'nın Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Okulda aradığı akademik desteği bulamayan Melih Bulu, Cumhurbaşkanı'ndan ısmarlama Hukuk ve İletişim Fakültesi açtırarak kadro devşirip rektör olmaya çalışacak. Boğaziçi tarihinin en hukuksuz döneminde okula Hukuk Fakültesi açılıyor" ifadeleri yer aldı.    Aynı gün kayyım rektör protestolarında gözaltına alınan 6 öğrenciden 4’ü tutuklanırken, 2’sine ise ev hapsi verildi.   8 ŞUBAT: YAZARLARDAN DESTEKLER   Öğrencilere bir destek de edebiyatçı, yazar ve gazetecilerden geldi. Aslı Erdoğan, Ataol Behramoğlu, Murat Uyurkulak ve Murathan Mungan’ın aralarında olduğu 147 yazar, “Aşağı bakmayacağız” başlığıyla yaptıkları yazılı açıklamada, destek mesajı yayınladı.   Öğrencilerin direnişine küresel destekler de geldi. Wroclaw Üniversitesi’nden Prof. Adam Sulikowski, öğrencilerin mücadelesine olan hayranlığını dile getirirken, Auckland Üniversitesi’nden Prof. Robert Nola ise “Tüm dünyadaki akademik hakların destekçileri bunu kınıyor” dedi. Boğaziçi Üniversitesi’nin küresel ortağı ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde çalışmalarını sürdüren Amerikalı dilbilimci Prof. Dr. Noam Chomsky ise öğrencilerin eylemini “cesur ve onurlu” olarak tanımladı.    9 ŞUBAT: BULU’NUN TEZİNDE İNTİHAL ÇIKTI   Kayyım rektör Bulu’nun doktora tezinde intihal yaptığının ortaya çıkmasının ardından yüksek lisans tezinde de intihal yaptığı belirlendi. Sosyal medya hesabı üzerinden Bulu’nun tezinin ilk 16 sayfasındaki intihalleri karşılaştırmalı olarak paylaşan Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora yapan Devrim Umut Aslan, alıntıların kimi zaman tırnaklı, kimi zaman da tırnaksız olduğunu belirtti.   11 ŞUBAT: TRAJİKOMİK CEZALAR   Protestolar sırasında gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden H.S.’ye hem ev hapsi hem de karakola gidip imza atma zorunluluğu getirildi. Av. Abdullah Bişaroğlu, karşılaştıkları bu absürt durum için, “Bu iki yaptırımdan birini ihmal etmemesi mümkün değil. Evden çıkarsa kelepçe ötecek, evden çıkmazsa karakola gidemeyecek. Bu ikisinden birinin ihmalden tutuklanma ihtimali çok yüksek” ifadelerini kullandı.   20 ŞUBAT: AYDIN VE GAZETECİLERDEN DESTEK   Bir diğer destek ise yazar, şair ve gazetecilerden geldi. 344 isim, Türkiye Yazarlar Sendikası’nın çağrısıyla bir araya gelerek, ortak bir metin kaleme aldı.  Açıklamada, Türkiye’de toplumun bütün kesimlerinin baskı altına alındığını, hak arayışının engellendiğini ve salgın gerekçe gösterilerek toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, basın açıklamalarının yasaklandığına yer verildi.   1 MART: DANIŞTAYA BAŞVURU   Boğaziçi Üniversitesi’nden 70 akademisyen, Melih Bulu'nun rektör olarak atanması kararının iptali için Danıştay'a başvurdu. Dava dilekçesinde atamanın Anayasal ilkeler ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, "Yapılan atama işlemi, Anayasal ilkeler ve kurallarla bağdaşmaktan uzak, hukuka aykırı bir işlemdir. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan takdir yetkisi maalesef kamu yararının aleyhine ve atama işleminin oluşturacağı etki gözetilmeden kullanılmıştır" denildi.    9 MART: ODTÜ’DEN DESTEK    Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) bir grup öğrenci, protestolarda gözaltına alınan ve hak ihlallerine uğrayan öğrenciler için destek videosu yayınladı. Çaldıkları enstrümanlar eşliğinde şarkılar söyleyen öğrenciler, çektikleri videoyu "Boğaziçi için çal" başlığıyla sosyal medya hesaplarından paylaştı.   14 MART: 37 GÜNDÜR TECRİT ALTINDA   Boğaziçi Üniversitesi'ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’yu protesto ettiği için gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanan İstanbul Üniversitesi öğrencisi Şilan Delipalta'nın, 37 gündür tecrit altında tutuluyor. Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan Delipalta'yla görüşen İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Delipalta’nın havalandırmaya çıkarılmadan tecritte tutulduğunu aktardı.    BALİBAR: BASKICI REJİM DERİNLEŞİYOR   Kayyım rektöre bir tepki de Fransız Marksist düşünür ve Kolombiya Üniversitesi akademisyeni Etienne Balibar’dan geldi. Balibar, Türkiye üniversitelerindeki baskıcı rejimin derinleştiğine ve giderek daha da kötü bir hal aldığına dikkati çekti. Profesörlerin ve öğrencilerin akademik özgürlüklerine ve kişisel güvenliklerine yönelik saldırının dünyada ortak bir problem olduğunun altını çizen Balibar, bu durumun tahammül edilemez olduğunu ve karşı bir tepki olarak herkesin ortak bir paydada mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.    DEMOKRASİNİN TEMEL DİREĞİ   Balibar, üniversitelerin demokrasi ve kültürün temel direklerinden biri olduğunu belirterek, “Saldırıya uğrayan, çalışma özgürlüklerini büyük riskler altında savunan akademisyenler ve öğrencilere küresel anlamda destekler sürmeli. Öğrenci ve akademisyenlerin elinden alınmaya çalışan özgürlüklerine karşı haklarını alana kadar direnişlerin nabzı düşmeden devam etmelidir” dedi.   DİRENİŞ UMUT OLDU   Bütün baskılara, gözaltı ve tutuklamalara rağmen temel ve haklı taleplerinde ısrarcı olan akademisyenlere ve özellikle Boğaziçi'ndeki öğrencilere büyük hayranlık duyduğunu ifade eden Balibar, “Dünyanın her yerindeki akademisyenlerin ve vatandaşların ve hatta hükümetlerin onları desteklemesi gerektiğine inanıyorum. Keşke daha çok ve daha iyisini yapsaydık. Bu sadece onların davası değil, bizim de davamız. Direnen bütün akademisyen ve öğrencileri selamlıyorum. Mesafeler dışında her daim yürekten onları desteklediğimi belirtiyorum. Öğrencilerin direnişi, umudumuz olmaya devam ediyor” diye konuştu.    MA / Berna Kişin