Yüksekova’da sokağa çıkma yasağının yıldönümü: Asla boyun eğmedik 2022-03-13 09:11:53   VAN - Üzerinden 6 yıl geçen sokağa çıkma yasakları döneminde 5 ayrı yasaktan 90’ı aşkın kişinin yaşamını yitirdiği Yüksekova’da oğlu Ali Kaval’ın kaybeden Abdulhakim Kaval, “Ne yaparlarsa yapsınlar, asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” dedi.     AKP hükümetinin "çözüm” adı altında yürütülen süreci bitirmesinin ardından 2015-2016 yılları arasından birçok bölge kentinde uyguladığı sokağa çıkma yasağının etkisi sürüyor. Yasaklarda 72’si çocuk ve 62'si kadın olmak üzere en az 310 sivil yaşamını yitirirken, 9 il ve 35 ilçede ilan edilen yasaklar sürecinde binlerce ev ve işyeri yıkıldı. Yasakların ilan edildiği kentlerden biri olan Hakkari'nin (Colemerg) Yüksekova (Gever) ilçesi aralıklarla 5 kez yasak uygulandı. Kentteki 79 günle en uzun ve en kapsamlı yasak, 13 Mart-31 Ekim 2016 tarihleri arasında yaşanırken, 90’ı aşkın kişi yaşamını yitirdi.    TESLİM EDİLMEYEN CENAZELER    Yasak sırasında kente bağlı Cumhuriyet, Güngör, Orman, Kışla, Mezarlık ve Dize mahallelerinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Yine, kente yakın noktalardan bulunan Vezirli (Vezirava), Kuruköy (Mexsudava), Altınoluk (Elver), Güçlü (Peylan), Güçlükonak (Darê), Yoncalık (Pirzala), Güllüce (Sekran) ve Bulgurlu (Navdiyan), Akalın (Bajêrge) ve İnanlı (Xalane) köyleri ile Çimenli mezrası da yasaklardan etkilendi. Yaşamını yitirenlerden bazılarının cenazesi uzun aradan sonra verilirken, halen kimliği ve sayısı tespit edilmeyen birçok cenaze Erzurum'da kimsesizler mezarlığına defnedildi. Nüfusu 120 bin olan ilçedeki yüzde 80 zorunlu göç yaşandı.     YIKIMIN BİLANÇOSU   Yasak sonrası açıklanan raporda yer alan verilere göre, kent merkezi ve hemen bitişiğinde yer alan Mexsudava köyünde 5 bini aşkın ev kullanılamaz hale getirildi. İnşaat Mühendisler Odası’nın (İMO) yasak sonrası yıkıma ilişkin hazırladığı raporda, az hasarlı konut sayısı 3 bin 193, orta hasarlı 647, ağır hasarlı 787, yıkık 867, yanmış konut sayısı ise bin 336 olarak kaydedildi. Yine bin 500 işyeri kullanılamaz hale geldi, 150 işyeri tamamen yıkıldı ve 50 milyon TL'nin üzerinden bir zarar meydana geldi.    2 BUÇUK AYLIK KIZI VARDI   Yüksekova’daki özyönetim direnişinde yaşamını yitirenlerden biri de YPS’li Ali Kaval. Esentepe Mahallesi’nde çıkan çatışmada yaşamını yitiren 17 yaşındaki Kaval, evli ve bir çocuk babasıydı. Kaval’ın yaşamını yitirdiği sırada 2 buçuk aylık olan kızı Irmak (Axin), 6 yaşına girdi. Kaval’ın babası 48 yaşındaki Abdulhakim Kaval, o dönem yaşadıklarını ajansımızla paylaştı.    ‘SEN ÖLÜRSEN AXİN’E KİM BAKACAK’   Çocuğu yaşamını yitirdiği sırada Çukurca’da inşaatta çalıştığını belirten baba Kaval, bundan kaynaklı da acısının büyük olduğunu dile getirerek, “En büyük üzüntüm bu değerli insanlara yeterince sahip çıkamadık. Her zaman bu değerli insanlara sahip çıkmalıyız. Heval Ali, her zaman yoldaşlarına sahip çıkardı ve fedakardı. Çatışmalar sırasında eşim bana kentten çıkmamız gerektiğini söyledi. Ben de eşime ‘Buradan çıkmıyorum, oğlumdan daha değerli değilim’ dedim. Eşim bu kez, ‘Küçük çocuğu bize emanettir, ben, sen ölürsek Axin’e ve bize kim bakacak’ dedi. Bunun üzerine Hakkari’ye gittik. Axin, oğlumun bize emanetidir. Doğru yolu her zaman Axin’e göstereceğiz ve yolumuzdan da asla dönmeyeceğiz” dedi.   ‘BU ZULMÜ UNUTMAYACAĞIZ’   İlçeden çıktıktan sonra sürekli Yüksekova’dakiler ile iletişim halinde olduklarını hatırlatan baba Kaval, “Devlet, havadan ve karakollardan ilçeyi bombalıyordu. Nerede bir eylem olursa, hemen orayı bombalıyorlardı. İhanetçiler, yerleri söylüyordu onlar da bombalıyordu. O dönem ilçede savaş suçu işlendi. İnsanlarımız, parçalanıp gömülüyordu. O yerlerden geçtiğimiz zaman hala ciğerimiz parçalanıyor. O gün geldiğinde o insanlar bize nasıl hesap verecek? O gün bu halka vahşet yaşatıldı, kadınlara, çocuklarımıza, ailelere yaptıkları aklımızdan çıkmıyor. Ölünceye kadar da bunları unutmamalıyız. Bu haksızlığı ve zulmü unutmayacağız” diye belirtti.   ‘HİÇBİR ZAMAN BOYUN EĞMEYİZ’   Devletin tüm zulmü ve vahşetine karşı ilçe halkının boyun eğmediğine vurgu yapan baba Kaval, şöyle devam etti: “Bedenimizde bir damla kan kalıncaya kadar boyun eğmeyiz. Bize vahşet uygulasalar da öldürseler de bizler boyun eğmeyiz. Çünkü Kürtler hiçbir zaman boyun eğmedi bizler mi eğeceğiz? Sonuna kadar da mücadelemizi sürdüreceğiz. Devletin Kürt halkına karşı yürüttüğü politikalar ile hiçbir zaman amacına ulaşamayacak. Çok zorluklar yaşadık, çocuklarımızı kaybettik ama devlet hiçbir zaman burada amacına ulaşmayacak.”     ‘DEVLETLERİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ’   Rus-Ukrayna savaşına dikkati çeken baba Kaval, devletlerin “ikiyüzlü” politikalarına vurgu yaparak, şunları söyledi: “Devletler, ikiyüzlüdür. O dönem burada bizlere vahşet yaşatıldı, evlerimiz yıkıldı, insanlarımız öldürüldü ama seslerini çıkarmadılar. Ancak, bugün dünya Ukrayna savaşına sesini yükseltiyor. Eğer, o gün bizlere ses vermiş olsalardı, bugün Başur’da, Rojava’da da katliamlar yapılmazdı. Sur’dan Gever’e kadar şehirlerimiz yıkıldı, anne karnında çocuklarımız katledildi. Dünya, Ukrayna için her şeyi seferber etti, neden Kürtler için yapılmadı. Bu en büyük ikiyüzlülüktür. Bir diğer boyutu da Kürtlerin birlik olmamasıdır. Eğer, birlik olmuş olsaydık bunlar başımıza gelmezdi. Burada benim çocuğum öldü, Başur’da, Rojava’da ve Rojhilat’ta ölen de benim çocuğumdur. Kürt halkı, yeterince çekti. Birlik olmazsak başımıza çok büyük felaketler gelir. Tüm halkımıza birlik olma çağrısı ve yaşananları unutmama çağırısı yapıyorum.”    MA / Mehmet Şah Oruç