‘Saldırılar durmalı, yeni anayasa yapılmalı’ 2025-02-28 13:39:22 ANKARA - Tarihi açıklamayı Ankara'da takip eden siyasetçiler, demokratik bir anayasa ve saldırıların durdurulması çağrısında bulundu. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti’nin gerçekleştirdiği üçüncü görüşmenin ardından, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı İstanbul’da kamuoyu ile paylaşıldı. Çağrı birçok yerde kitlesel buluşmalar eşliğinde takip edildi. Bu merkezlerden biri de DEM Parti Ankara İl Örgütü oldu.    Tarihi çağrıyı burada takip eden siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcileri, demokratik bir anayasanın yapılmasını ve saldırıların durdurulmasını istedi.    ‘ÇAĞRIYA GÜVENİYORUZ’   Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İç Anadolu Temsilciliği Eş Sözcüsü Bedriye Irmak, Abdullah Öcalan’ın çağrısını özellikle kadınlar olarak çok önemsediklerini belirterek, “Çağrının halkın kazanımıyla sonuçlanması için elimizden geleni yapacağız. Çağrıya güveniyoruz ve çok önemsiyoruz. Herkesin bu çağrının arkasında durması gerekiyor” dedi.    Toplumun bütün kesimlerinin çağrıya sahip çıkması gerektiğini ifade eden Bedriye Irmak, “Çağrının kazanımla sonuçlanmasını diliyoruz. Kürtler ve PKK Lideri Sayın Abdullah Öcalan üzerine düşen rolü oynadı ve gerekeni yaptı. Bundan sonra, Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, CHP’nin, AKP’nin ve herkesin bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. İktidar, yeni bir anayasaya için adım atmalı. Bu kapsamda Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıyı durdurmalıdır. Sözümü tuttuk, artık onlar da sözünü tutmalı ve yapmalıdır” diye konuştu.    ‘DEVLETİN ADIMLARINA BAĞLIDIR’   DEM Parti Ankara İl Eşbaşkanı Fatin Kanat, “Çağrı, demokratik bir zeminde bütün halkların bütün inançların taleplerini haklarını içine alacağı ve onunla birlikte yürüyeceği bir zemini işaret ediyor. Çağrının anlam ve karşılık bulabilmesi, muhatabının yani devletin atacağı adımlara bağlıdır. İktidar eğer bu atımları bu çağrıyı doğru ve olumlu değerlendirir ve Başkan Öcalan’ın bahsettiği gerekli hukuki koşulları oluşturmalılar. Bu şekilde bu topraklar, bu coğrafya, Ortadoğu da dahil olmak üzere, gerçekten onurlu bir barışın zeminini bulmuş olur. Bu çağrıyı bu şekilde değerlendiriyoruz. İktidar bunun bilincinde olarak gerekli yasal ve siyasi iklimi oluşturmada doğru adımlar atarsa halklarımızın beklediği ve özlediği barışa kavuşmuş oluruz. Bütün insanlarımızın özlemini çektiği demokratik özgür ortamı oluşturmak için gayret etmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.      ‘BU SÜREÇ BİR PANZEHİRDİR’   “Abdullah Öcalan’ın tarihi açıklaması emek, demokrasi, toplumsal barış mücadelesi veren tüm kesimlere güç katmıştır” diyen HDK Emek Meclisi Üyesi Yılmaz Demirci, “Bu süreç savaşın panzehridir. Toplumun tüm kesimleri, bir daha bu karanlık günlerin gelmemesi, insanların ölmemesi ve gerçek bir barışın sağlanması için var gücüyle bu sürece destek vermeleri gerekiyor. Zaten toplumun büyük bir kesimi bu çağrıya destek verecektir. Biz emekçiler olarak barış çağrılarına destek veriyoruz. Bundan sonraki süreç biraz da devletin ve hükümetin izleyeceği yol ve yöntemle gelişecektir. Hızlı bir şekilde mevcut olan yasaların demokratikleşmesi, 12 Eylül 1980 darbesiyle oluşturulan imha ve inkârcı yasaların değişmesi ve demokratikleşmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.