'Umut hakkı' kararını bekleyen tutsağın ailesi: Adım atılsın

Paylaş:

ANTALYA - AİHM'in "umut hakkı" kararından etkilenen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen yaklaşık 4 bin tutsak arasında bulunan tutsak Salih Gün'ün eşi Fatma Gün, kararın uygulanmasını isteyerek, "Kendileri umut hakkından bahsediyor; ama adım atmıyor" dedi. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) "bir kişinin tahliye imkanı olmaksızın cezaevinde tutulmasının" işkence ve kötü muamele yasağı ihlali kabul ederek, Türkiye'den bu konuda yasal düzenleme yapılmasını istemesinin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen bu konuda herhangi bir adım atılmadı. AİHM'in Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında verdiği "umut hakkı" ihlali kararı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen yaklaşık 4 bin kişi ve yakınlarında da tahliye umudu yarattı. Bunlardan biri de Ankara Sincan 2 No'lu Cezaevi'nde tutulan Salih Gün. 
 
Antalya'da 1992'de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Salih Gün'e Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından idam cezası verildi. Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinin ardından idam cezasının kaldırılarak yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirilmesiyle Gün'ün cezası ağırlaştırılmış müebbede çevrildi. 36 yıldır tutsak olan Gün'ün eşi Fatma Gün, kendisinin 18 yaşındayken eşinin tutuklandığını, eşinin yokluğunda 3 çocuğuna büyüttüğünü ifade etti. Fatma Gün, "Bir yandan genç yaşta evlenmem, çocuk yaşta anne olmam ve daha yeni 18 yaşında iken bir yandan hamile olmam bir yandan bu genç yaşta tek başıma kalmak, benim için zorlu bir yaşam demekti. Tarlada, bahçede çalıştım. Çocuklarımı da eltilerime bırakıyordum" ifadelerini kullandı. 
 
YAŞAMI CEZAEVLERİNDE DOLAŞMAKLA GEÇTİ
 
Fatma Gün, Yozgat, İzmir, Kırıkkale, Ankara birçok ilde bulunan cezaevlerinde eşini ziyaret etmek  zorunda kaldığını belirterek, bunların her defasında kendisi için zorlu ve meşakkatli bir yolculuk olduğunu söyledi. Eşinin cezaevine girdiğinden bu yana birçok sağlık sorunu yaşadığını belirten Fatma Gün, "Salih gözaltında iken gördüğü işkence ile kafasından darp edildi ve kafasından ameliyat edildi. Yüzde 73 işitme sorunu var. İşkence sırasında dişlerini kırdılar ve diş sorunu yaşıyor. Kalp, şeker ve tansiyon, rotizması gibi rahatsızlıkları var. Bel fıtığından dolayı ameliyat edildi" diye konuştu.
 
'SÜREÇ VAR ADIM YOK'
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne destek verdiklerini ifade eden Fatma Gün, "Bir yandan barış diyorlar bir yandan siyasi tutsaklar hala bırakılmıyor bu nasıl bir barıştır? Bizi kandırmaya çalışıyorlar. Çünkü atılmış bir adım yok. Her cezaevine gittiğimizde bize yönelik zorluk çıkartma ve işkenceleri devam ediyor. Hala tutsaklar üzerinde baskı ve işkence var. Barışa inanmamız için adımlar atılmalıdır. Öcalan, hasta tutsaklar ve cezasını bitirmiş tutsaklar bırakılmalı ki biz o zaman biz onların barış dediklerine ve barış yaptıklarına inanalım. Evinde oturarak ve barış diyerek barış gelmez. Barış için somut adımlar atılmalıdır. Bir yıldan fazladır bir süreç var ancak atılmış tek bir adım yok. Meclis'te süreç için komisyon kurulması önemlidir; ama yetersizdir. Çünkü hala hasta tutsaklar bırakılmadı, dilimiz daha tanınmadı. Kendileri söylüyor, kendileri oynuyorlar" ifadelerini kullandı. 
 
"Umut hakkı"nın tanınması yönünde MHP'nin verdiği mesajlara işaret eden Fatma Gün, "umut hakkı" kararının uygulanmasını isteyerek, "Kendileri umut hakkından bahsediyor; ama kendileri de adım atmıyor. Bu sürecin en olumlu tarafı bir yıldır ne gerilla nede asker cenazesinin gelmemesidir. Bir yıldır ne asker annesi ne gerilla ne de polis annesi ağlamadı, buna çok seviniyorum. Biz Kürt anneleri çok acı çekmiş olsak ta bir asker cenazesi geldiğinde çok üzülüyoruz. Artık savaş olmasın. Barış için üzerimize ne düşüyorsa bunu yapmaya hazırız. Kürt gençleri de askere gidiyor. Ha Kürt ha Türk fark etmez gelin ele ele verelim ve bu barışı sağlayalım. Asker anneleri de bu savaş dur demek için artık yeter desin. En büyük acıyı anneler bilir eğer anneler ayağa kalkarsa bu barış sağlanır. Kürt, Türklerin ve Arapların kardeşliği sağlansın. Kürtleri, Türklerin ve Arapların kaderi birdir, bir kaybederse diğerleri kaybeder. Bir ölürse diğerleri de olur" şeklinde konuştu. 
 
MA / Mehmet Güleş
 
İlgili Haberler
Yaşamını yitiren tutsak toprağa verildi
Yaşamını yitiren tutsak toprağa verildi

Kırşehir S Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden tutuklu olan ve sevk edildiği hastanede yaşamını yitiren tutsak Rojhat Babat toprağa verildi.

Wan TUHAY-DER: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın
Wan TUHAY-DER: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

Hasta tutsakların tahliyesine karar veren merci olan ATK’nin politikasını eleştiren Wan TUHAY-DER Yöneticisi Hakan Bilekçi, cezaevlerindeki ihlallere dikkat çekerek “İktidar somut adım atmalı” dedi.

Tutsaklardan mesaj: Mazlum Doğan’ın direnişiyle yükselen ateş halklara ışık oldu
Tutsaklardan mesaj: Mazlum Doğan’ın direnişiyle yükselen ateş halklara ışık oldu

Amed Newrozu’na mesaj gönderen siyasi tutsaklar, “Mazlum Doğan şahsında zindanda yükselen özgürlük meşalesi özgürlük mücadelesine dönüştü. Bu direniş ile yükselen ateş halklara ışık oldu” diye kaydetti.

34 yıllık tutsağın yakını: Önderliğimiz özgür olmadan barışa inanmayız
34 yıllık tutsağın yakını: Önderliğimiz özgür olmadan barışa inanmayız

1992 yılından bu yana cezaevinde tutulan Yusuf Çabuk’un eşi Dilber Çabuk, “Bir yandan barış deniliyor, diğer yandan hasta ve cezası bitmiş tutsaklar bırakılmıyor. Önderimiz özgür olmadan bu barışa inanmayız” dedi.

Hasta tutsak Çam’ın ailesi: Artık bizi tanıyamıyor
Hasta tutsak Çam’ın ailesi: Artık bizi tanıyamıyor

Ağır tutsak Mehmet Emin Çam'ın görüşüne giden kızı Şimel Çam, “Babam ayakta duramıyor. Belli aralıklarla hafıza kaybı yaşayıp bizi tanımıyor” dedi.