Kayıplar için beş kentte adalet talebi

HABER MERKEZİ -  İHD ve kayıpları birçok kentte bir araya gelerek farklı tarihlerde gözaltında kaybettirilen Nazım Gülmez, Hamza Tutan, Ali Tekdağ, Hakkı Kaya ve Orhan Yakar’ın akıbet ve faillerini soruldu. 
 
İnsan Hakları Derneği ve kayıp yakınları Ankara, Gever, Amed, Êlih ve İzmir'de bir araya gelereki devlet tarafından farklı tarihlerde gözaltında kaybettirilenlerin akıbeti ve faillerini sordu. 
 
ANKARA
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) 22’nci Olağan Genel Kurulu için kente gelen kayıp yakınları ve İHD İstanbul Şubesi yöneticileri,  kurulun yapıldığı Yılmaz Güney Sahnesi’nde açıklama yaptı. 
 
Bu haftaki eylemde, 14 Ekim 1994 tarihinde Dêrsim'in Xozat (Hozat) ilçesine bağlı Taşıtlı köyünde gözaltına alınıp kendisinden bir daha haber alınamayan Nazım Gülmez'in akıbeti soruldu. 
 
İHD İstanbul Şube Başkanı Jiyan Tosun'un okuduğu Gülmez'in hikayesi şu şekilde anlatıldı: "61 yaşındaki, 9 çocuk babası Nazım Gülmez, Dersim Hozat’ın Taşıtlı köyünde yaşıyordu. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nazım Gülmez, çevresinde sevilen ve sayılan biriydi. Bölgede operasyon yapan Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler, 14 Ekim 1994 tarihinde Taşıtlı köyüne geldi. Askerler, saat 09:30 civarında Nazım Gülmez’i, devam eden operasyonda kendilerine kılavuzluk etmesi için evinden aldılar. Gülmez ile birlikte üç köylü daha götürüldü. Olaya muhtar ve bütün köylüler tanıklık etti. Askerlerin Gülmez ile birlikte aldığı üç kişi bir süre sonra serbest bırakıldı ve köye döndü, ancak Gülmez’den bir daha haber alınamadı. Askeri yetkililer, eşini soran Garip Gülmez’e, 'Askerler Tunceli merkeze götürüp bırakmış' dedi. Garip Gülmez’in 'Eşim okuma yazması olan, yol iz bilen biridir, bırakılsaydı eve gelirdi' itirazı ise cevapsız kaldı.
 
Gülmez ailesi, Nazım Gülmez’in bulunması için Hozat Savcılığı’na başvurdu. Ancak Gülmez’in kaybolmasıyla ilgili etkin tedbirler alınmadı. Soruşturma dosyası, Hozat Savcılığı, Elazığ Askeri Savcılığı ve Malatya DGM Savcılığı arasında gidip geldi. Savcılıkların olayın aydınlanması için gereken çaba ve özeni göstermemesi nedeniyle dosyada herhangi bir ilerleme sağlanmadı. 31 yıldır Nazım Gülmez’in akıbeti karanlıkta bırakıldı ve failleri cezasızlıkla korundu.”
 
 
GEVER
 
İHD Colemêrg Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 201’inci haftasında Gever (Yüksekova) Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartının açıldığı açıklamada kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Kayıp yakınları bu hafta 8 Kasım 1985’te gözaltında katledilen 22 yaşındaki Hamza Tutan’ın hikâyesini, bir annenin, bir ailenin, bir halkın bitmeyen adalet arayışını hatırlatmak için toplandı. 
 
Açıklamayı okuyan İHD yöneticisi Musa Bor, “Hamza Tutan, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi öğrencisiydi. Yaz tatillerinde Yüksekova’da babasına ait Doğu Palas Oteli’ni işletiyordu. 8 Kasım 1985 sabahı, Yüksekova Emniyet Amirliği’ne bağlı polisler, otele yaptığı bir operasyon sırasında herkesin gözleri önünde Hamza’yı gözaltına aldı. Henüz birkaç saat sonra polisler bu kez Hamza’nın annesinin kapısını çaldı. Kadını evinden alarak karakola götürdüler. Orada, bir odada yerde yatan bir bedenin kendisine ait olup olmadığını sormak üzere içeri aldılar. Anne, yerde oğlunun cansız bedenini görünce baygınlık geçirdi” dedi. 
 
‘POLİSLER GÖREVLERİNE İADE EDİLDİ’
 
Kısa bir süre sonra, Hamza Tutan’ın cenazesinin ailesine “kalp krizi geçirdi” denilerek teslim edildiğini söyleyen Bor şunları söyledi: “Ancak ailenin yaptığı incelemede, vücudunda ağır darp ve işkence izleri olduğu görüldü. Yüksekova Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuru üzerine cenaze İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli Tıp raporunda, kollar ve bacaklarda yüksek voltajlı elektrik akımına bağlı yanıklar tespit edildi; ancak ölüm sebebinin ‘verilen elektrik akımı olup olmadığının tespit edilemediği’ gibi hukuka ve vicdana sığmayan bir ifade kullanıldı. Bunun üzerine 6 polis memuru görevden uzaklaştırıldı. Fakat kısa bir süre sonra dönemin Hakkari Sıkıyönetim Komutanlığı, ilgili mercilerle yazışarak açığa alınan polisler için ‘kolaylık gösterilmesi’ talebinde bulundu. Böylece tüm sanıklar başka illerde görevlerine iade edildi.” 
 
FAİLLER BULUNSUN TALEBİ
 
Yıllar süren başvurulara rağmen Hamza Tutan’ın davasının “kovuşturmaya yer olmadığına” dair bir kararla kapatıldığını aktaran Bor, “Ailesinin adalet arayışı, cezasızlık duvarına çarptı. Ama biz biliyoruz ki; adalet talebi zaman aşımına uğramaz. Hamza Tutan’ın, gözaltında kaybedilenlerin, işkenceyle katledilenlerin isimleri bu topraklarda yankılanmaya devam edecek. Bugün, 201. haftamızda bir kez daha haykırıyoruz; Hamza Tutan’ın akıbeti açıklansın! Failler koruma altından çıkarılsın, adil yargılanma süreci başlatılsın. Cezasızlık politikalarına son verilsin” diye kaydetti.  
 
İZMİR
 
İHD İzmir Şubesi, 2 haftada bir gerçekleştirdiği “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemini Konak Eski Sümerbank önünde sürdürdü. "Kayıplar vicdandır sahip çık" ve "Kayıplar belli failler nerede" pankartlarının açıldığı açıklamada bu hafta, 1953 yılında Amed'de kaçırıldıktan sonra kaybedilen Ali Tekdağ'ın akıbetini sordu. 
 
İHD İzmir Şubesi Yöneticisi Mustafa Kızartıcı, 13 Kasım 1994'te sivil giyimli kişilerin Tekdağ'a ateş ettiklerini ardından bu kişilerin Tekdağ'ı minibüse koyarak ortadan kaybolduklarını belirterek, olay sırasında bölgede bulunan asker ve trafik polislerinin olaya müdahale etmediğini söyledi. Tekdağ'ın eşinin ertesi gün Diyarbakır DGM'ye başvurduğunu belirten Kızartıcı, "Savcılıkta dilekçeyi okuyan kişi, olayın henüz yeni olduğunu ve bu nedenle bir hafta sonra gelmesi gerektiğini söyledi. Hatice Tekdağ 3 gün sonra tekrar DGM’ye başvuruda bulundu. Hiçbir yanıt alamayınca 2 ay boyunca her gün dilekçe ile başvuruda bulundu. 2 ay sonra polislerden biri Hatice Tekdağ’ın sürekli gelmesine sinirlenerek kendisini Savcılığa çıkarıp görüştürdü. Savcı olayla ilgili bir şahit getirmesini söyledi. Hatice Tekdağ olayın şahidinin kendisi olduğunu söyledi. Bunun üzerine Savcı odadan çıkıp, Hatice’nin biraz dışarıda beklemesini söyledi. Bir süre sonra Savcı, Hatice Tekdağ’a, gerekli yerlere telefon açtığını ve böyle bir şahsın kendileri tarafından gözaltına alınmadığını söyledi ve adresini alarak bir daha gelmesine gerek kalmadığı açıklamasında bulundu. Ali Tekdağ daha önceleri de birçok kez gözaltına alınmış ve işkencelerden geçmişti. 1982 yılında gözaltına alınıp tutuklanmış, 1985 yılında tahliye edilmişti. Kardeşi Mehmet’in faili meçhul cinayete kurban gitmesinden sonra baskılar daha da yoğunlaşmıştı" dedi. 
 
 
GÖZALTINA ALINDIĞI İNKAR EDİLDİ
 
Tekdağ'ın ailesinin tüm başvurularının sonuçsuz bırakıldığını Tekdağ'ın gözaltına alındığının inkar edildiğini söyleyen Kızartıcı, "Ancak, S.D isimli bir kişi, Ali Tekdağ'ı gözaltına alınmasından 45 gün sonra, Diyarbakır Çevik Kuvvet Merkezi'nde gördüğünü açıkladı ve onun, 'Aileme söyleyin beni katledecekler' diye bağırdığını aktardı. 20.01.1996 tarihli Evrensel Gazetesi'nde yayınlanan itiraflarında bir JİTEM subayı, “Öldüğü gün adının Ali Tekdağ olduğunu öğrendiğim kişi, önce Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi, sonra Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Polis Koleji’nde sorgulandı. Silvan’a getirilmeden önce Diyarbakır Pirinçlik Jandarma Karakolu’na götürülüp sorgulandıktan sonra oradan Ergani’ye, Ergani’den de zırhlı personel taşıyıcısıyla Silvan’a getirildi. Zırhlı tugaya getirildiğinde çok zayıftı, saç ve sakalları oldukça uzamıştı. Ben o zaman sorgu timinde değildim. Operasyon timindeydim. Sorgu timinde olan bir üsteğmen hemşerim vardı. Sanırım 80 ya da 90. günde yapılan sorgulamalarında polise hiçbir bilgi vermemişti. Üsteğmenin anlattığına göre çok fazla işkence görmüştü. Askeri Doktor Tekdağ’ın daha fazla dayanamayacağını söylemesi üzerine 120. gününde buradan alınıp benim de içerisinde bulunduğum operasyon timi eşliğinde askeri bölge dışında bulunan bir çöplüğe getirdik. Burada özel harekât timinde bulunan komiser yardımcısı Timuçin ve Boğa lakaplı komutan tarafından silahla taranarak öldürüldü. Öldürüldükten sonra timde bulunan başka bir görevli Tekdağ’ın yakılması gerektiğini söyleyince cesedin üzerine benzin döküp kömür haline gelinceye kadar yakıldı. Daha sonra kemikleri ve diğer parçalar Silvan Diyarbakır arasında bulunan bir dere kenarındaki nadasa bırakılmış bir tarlaya götürdükten sonra arabada bulanan kazma ve kürekle gömdük. Bu olayda ‘Boğa’ lakaplı komutan ödüllendirilerek Mardin Zırhlı Tugay’ına atandı. Tekdağ’ın öldürülmesi olayı, OHAL Valisi, Diyarbakır Emniyet Müdürü ve Asayiş Kolordu Komutanın bilgisi dâhilindedir” diye konuştu. 
 
AMED
 
İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 875’üncü haftasında Rêzan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eylemde Amed’de 18 Kasım 1996 tarihinde gözaltına alınıp kendisinden bir daha haber alınamayan Hakkı Kaya’nın akıbeti soruldu.
 
Burada konuşan İHD Amed Şubesi Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz, kayıpların akıbeti bulununcaya dek, mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Biz kayıp yakınların aileleri olarak acımız ağırdır, biz kayıplarımızın kemiklerin bulunmasını istiyoruz. Kayıplarımız bulunana kadar biz burada olacağız” dedi.
 
 
KAYA’IN HİKAYESİ
 
Ardından Hakkı Kaya’nın kaybedilme hikayesini İHD Amed Şube üyesi Yahya Polat okudu: “Hakkı Kaya, 1949 yılında Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Saydamlı Köyünde dünyaya geldi. Ailesi ile birlikte Diyarbakır merkezinde ikamet eden Hakkı Kaya, nakliyat işiyle uğraşıp geçimini sağlamaktaydı.
 
Hakkı Kaya, beyaz Toros araç ile alıkonulmadan 3 gün önce Diyarbakır Sur İlçesi Hz. Süleyman Camii civarında Cuma namazından çıkarken 3 sivil polis tarafından kendisine ‘Bizimle karakola geleceksin’ diyerek durdurulur. Hakkı Kaya, ‘Bizim işimiz var, daha sonra biz karakola uğrarız’ cevabını vererek karakola bu şekilde gitmeyi reddeder.
 
Hakkı Kaya bu olaydan 3 gün sonra yani 18 Kasım 1996 tarihinde Ahmet Yaşar ve soy ismi öğrenilemeyen Metin adlı arkadaşlarıyla birlikte Ziya Gökalp Lisesi civarında Tekkapı’ya doğru yürüyüş halindeyken yanlarına beyaz Toros diye tabir edilen ‘06 EKN 22’plakalı bir araç yanaşır. Araç içerisinden polis olduğu iddia edilen 3 silahlı kişi inerek Hakkı Kaya ve arkadaşlarını durdurup üst araması yaparlar. Akabinde silahlı 3 kişi, kendilerine bazı sorular sorduktan sonra Kaya ve arkadaşlarını beyaz Toros’a bindirip olay yerinden uzaklaşır. Endüstri Meslek Lisesine doğru ilerlerken araç içerisindeki Hakkı Kaya dışında Ahmet Yaşar ve Metin adlı şahıs araçtan indirilir. Olay sırasında arkadaşının da serbest bırakılmasını isteyen Ahmet Yaşar, 3 silahlı kişinin ağır hakaretlerine maruz kalır. Beyaz Toros ile Ziya Gökalp Lisesi civarından alınan Hakkı Kaya’dan o tarihten sonra bir daha haber alınamaz.
 
Olay sonrasında Ahmet Yaşar, Hakkı Kaya’nın kardeşi Selam Kaya ile birlikte Emniyet Müdürlüğü Cinayet Masasına başvuruda bulunup ifade verir. Derneğimiz 6 Aralık 1996 tarihinde Gözaltı İzleme Merkezini arayarak Hakkı Kaya’yı sorar ancak ‘Kayıtlarımızda böyle birinin ismine rastlanmadı’ şeklinde derneğimize cevap verilir.
 
Hakkı Kaya’nın oğlu Efendi Kaya, babasının akıbetini ortaya çıkartmak için 27 Kasım 1997 tarihli bir dilekçeyle DGM Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunur. 1997/9369 esas sayılı numara ile başlayan soruşturma halen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığında 2009 yılında açılan 2009/688 esas sayılı soruşturma numarası ile devam etmektedir. Olaya ilişkin tanık beyanlarına rağmen soruşturma kapsamında Hakkı Kaya’dan bir bilgi elde edilemez.”
 
Açıklama oturma eylemi ile son buldu.
 
ÊLIH
 
Êlih’te ise 711’inci haftasına giren İHD ve kayıp yakınları eylemi, Gülistan Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde sürdü. Bu haftaki eylemde, Kasım 1994 yılında İstanbul’da kaybedilen ve bir daha kendisinden haber alınamayan Orhan Yakar’ın akıbeti soruldu.
 
Akar’ın kaybedilme hikayesini İHD üyesi Yunus Bağış okudu: “1981 Doğubayazıt doğumlu Orhan Yakar, ekonomik sıkıntılar nedeniyle daha 15 yaşındayken 1996’da İstanbul’a gider. İş bulup çalışır. Ailesini sık sık telefonla arar. Son telefonun üzerinden 2 ay geçer. Aile Orhan’dan haber alamaz. Babası Mehmet Yakar İstanbul’a gider. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’ne başvurur. Savcılık ve Emniyet Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulunulur. Ayrıca gazeteye kayıp ilanı verilir. Baba, resmi sonuçları beklemek üzere köyüne döner. Birkaç gün sonra Doğubayazıt İlçe Jandarma Komutanlığına çağrılır. Askerler “Bingöl Jandarma Alay Komutanlığı haber verdi, oğlun orada ‘git al’ der. Baba Bingöl’e gider. Alay Komutanlığı yetkilileri; “Oğlun dağa çıkmıştı, 16 Kasım günü teslim oldu. 17 Kasım günü operasyonda arazide bize yer gösterirken, ‘daha önceden PKK militanları tarafından araziye döşenen mayına bastı parçalandı, öldü” der. Babaya yakalanma tutanağı gösterilir. Ancak tutanakta Orhan’ın imzası yoktur. Baba parçalanmış olsa da çocuğunun cenazesini ister. Yetkililer; ‘Ceset paramparça oldu, o bölgede güvenlik sorunu var. Ceset orada kaldı’ diyerek geçiştirmeye çalışır.”
 
Açıklama oturma eylemiyle son buldu.
 

Diğer başlıklar

17:57 Suriye Geçiş Hükümeti, uluslararası hukuk uzmanını tutukladı
17:09 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
17:04 Arkaş : Her iki taraf da hakikatle yüzleşmeli
16:46 İran’da bir tutsak dudaklarını dikerek açlık grevine başladı
15:55 PFDK 224 futbolcu ve 24 hakeme daha bahis cezası verdi
15:33 Ahmet Özer’den DEM Parti’ye ziyaret: Süreç tarihidir
15:01 Agirî’de görkemli halk buluşması: Sürecin yol haritası manifestodur
14:45 HPG'li Hacı Başaran'ın taziyesine kitlesel ziyaret
14:43 Sağlıkçılar ısrarlı: Eziyet yönetmeliği geri çekilsin
14:37 İHD’den tutsaklara dayanışma kartı
14:36 Berfin Nûrhaq ve Sema Roza İzmir'de anıldı
14:14 ‘İnsan hakları savunucusu Suna Bilgin tahliye edilsin’
14:03 Cezaevi raporu: Kelepçeli muayene, ağız içi arama, ilaç verilmemesi, tehdit
14:02 Mali Müşavirlerden yetkilerinin devredilmesine tepki
13:45 Komünal çalışmanın ürünü Ronahî Halkevi açıldı
13:43 Bozan'dan kelepçeli tedaiye tepki: İşkence ve kötü muameledir
13:20 5 gazetecinin adli kontrol tedbiri kaldırıldı
12:47 DEM Parti İmralı Heyeti ile AKP görüşmesinin tarihi belli oldu
12:40 ‘Umut ve özgürlük’ mitingi düzenlenecek
11:56 Sancar: Gündemimizde olan barış yasasıdır
Davutoğlu: Türkiye içindeki yasal düzenlemeler süratle yapılmalı
11:55 İşçilerin eylemleri 9'uncu gününde
11:54 İstanbul'da ev baskınlarında 12 kişi gözaltına alındı
11:32 Ayşe Şan Amed'de çeşitli etkinliklerle anılacak
11:01 DEM Parti ve AKP milletvekilleri Wan’ın sorunları için bir araya geldi
10:26 Bir mezar hasreti: Nazım ve Cihan'ın köşesi
10:19 İmralı Heyeti ile Gelecek Partisi görüşmesi başladı
09:41 Aykol tutsakların sesi olmaya devam ediyor: Hücre cezasından beraat etti ama tahliyesi engellendi
09:36 İlçeden geçen uluslararası yol tehlike saçıyor
09:35 Kayyımın bitmeyen 12 milyon TL'lik mezbahası!
09:26 Rojhilat Aksoy: Festivalde komün ruhu oluştu
09:25 Nazım'ın gülüşünde devrim gizliydi
09:25 Doğa talanına karşın palamut ekimi
09:19 Sait Yıldırım’ın tahliyesi ‘örgütsel’ konuştuğu iddiasıyla engellendi
09:17 Çilek üreticileri: İthalat durdurulmazsa üretici ayakta kalamaz
09:14 Şiddet uygulayan zabıtalar mağdur, kendisi şüpheli oldu
09:11 Kooperatifçilikle geçinen köyde 92 yıldır tiyatro sahnesi kuruluyor
09:08 Aydın'dan çağrı: Bütçe halka ayrılsın
09:04 Türkiye hangi ‘özerklik’ maddelerinde çekimser?
09:02 2025 Ekoloji Karnesi: Dünya yok oluşa gidiyor
09:00 16 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
08:17 Meteoroloji'den sağanak ve kar yağışı uyarısı
08:07 GAİN'e operasyon: Şirket yetkilileri gözaltında, TMSF kayyım olarak atandı
15/12/2025
23:41 BES-AR: Asgari ücretle insanca yaşam mümkün değil
23:36 Buğday silosunun altında kalan işçi hayatını kaybetti
21:52 Tom Barrack ile Netanyahu görüştü
21:07 Xarpêt’ta iş cinayeti
21:04 Paramiliter grupların işkence ettiği Efrînli hayatını kaybetti
21:01 Wan’da engellilerle atölye çalışması
20:58 Erciyes Üniversitesi’nde bir kadın katledilmek istendi
20:34 ATK raporlarının kadın davalarındaki rolü: Asıl sorun sistemde
20:15 Gülderen Varlı: Kayyımların usulsüzlükleri Şam'a kadar yol olur
20:04 DEM Partili Uçar: Norm dışı devlet hala devrede
19:57 Sel sonrası Endonezya’dan 'orman ruhsatı' hamlesi
19:48 Rojava Kadın Platformu’ndan sel mağdurları için yardım çağrısı
19:43 DEM Parti milletvekilleri: Asker ve polisler çetelerle işbirliği yapıyor
19:33 Sevcan Demir'i katleden faile ağırlaştırılmış müebbet istendi
19:25 Erdoğan: Ayrıştırıcı söylemlere izin vermeyeceğiz
18:15 İran'da 1’i çocuk 4 Kürt yurttaş gözaltına alındı
18:08 Suudi Arabistan’da 340 kişi idam edildi
18:04 Okul müdürü, öğrenciyi darp etti
18:00 Adana Kadın Platformu: Meclis’teki çocuk istismarının üstü örtülmesin
17:15 İsrail saldırılarında 70 bin 665 kişi hayatını kaybetti
17:09 Sincan Cezaevi'ndeki şüpheli ölüm için soruşturma talebi
17:06 Siyasi tutsaklara üzerinde ‘İtirafçı sol terör örgütü’ yazılı kimlik dayatması
17:04 Adalet Bakanlığı önünden seslendiler: Hakan Tosun’a ne oldu?
17:00 Arkaş: Demokratik cumhuriyete entegreye varız
16:44 Kayyım müdürünün ‘para’ dağıttığı görüntüler için Bakanlığa çağrı
16:28 KAYY-DER'den 'Gaxand Gecesi'
15:51 Gazeteci Aykol'a bir kez daha kan takviyesi yapıldı
15:49 Tülay Hatimoğulları: Yasal düzenlemeler bir an önce yapılmalı
15:32 'Umut hakkı mutlaka güvenceye kavuşturulmalı'
15:12 Wan’daki halk buluşmasına binler katıldı: Mücadelemiz Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüyle sonuçlanacak
15:00 Berfîn Nûrhaq ve Sema Roza Mêrdîn ve Amed'de anıldı
14:12 Kazanhan'ı katleden polis 11 yıldır yakalanamıyor
14:00 5 No'lu'daki katliam ve işkencelerle yüzleşme çağrısı
12:37 Hatay'da 4.2 büyüklüğünde deprem
12:35 Aykol’a mektup: Bizim dünyamızda en çok sen varsın
12:20 'Silahların susması başlangıçtır, hedef pozitif barış'
11:52 İmralı Heyeti, Davutoğlu ile görüşecek
11:37 BİSAM Raporu: Yoksulluk sınırı 94 bin 393 lira
11:30 DEM Parti İmralı Heyeti ile Özel görüşmesi ertelendi
11:25 İnşaat çalışanı artı, sanayininki düştü
11:00 Gazeteci Kurt'un tahliyesinin ertelenmesi kararına itiraz reddedildi
10:32 Nazım Daşdan ve Cihan Bilgin anılacak
10:27 Ekmek ve barış için yürüyenler: Savaşa değil, barışa yatırım yapılsın
09:32 Avustralya'daki silahlı saldırıda ölü sayısı 15'e yükseldi
09:07 Prof. Jorge Riechmann: Abdullah Öcalan’ın adımları yeni barış yolları açtı
09:05 Kirli havadan 230 kişi ölmüştü: Nedeni doğa talanıdır, dur denilmeli
09:04 Halkın süreçten ortak beklentisi: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü
09:01 Barış Anneleri: Abdullah Öcalan halkıyla beraber olmalı
09:00 15 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
08:55 Serhat Bölgesi yağışlara teslim: Sıcaklıklar 4 derece düşüyor
08:36 Xwebûn Gazetesi’nin yeni sayısı ‘Licê’de özel savaş' manşetiyle çıktı
14/12/2025
23:56 İdlib'de Geçiş Hükümeti devriyesine saldırı: 4 ölü
23:18 Osmaniye’de kaza: 3 kişi hayatın kaybetti
21:31 3. Amed Uluslararası Film Festivali ödüllerle son buldu
21:02 Tom Barrack: Suriye'deki saldırı karşılıksız kalmayacak
20:55 Gazeteci Osman Çaklı serbest bırakıldı
20:46 Belediye Başkanı Gülşah Durbay hayatını kaybetti
20:22 Wan’da müzik festivalinde renkli görüntüler
20:08 Yaşamını yitiren Karabaş için anma
20:05 Kaldıraç'tan Eroğlu ve Akdoğdu için anma
18:23 'Demokrasiye sahip çıkıp, sürecin önemini bilmeliyiz'
18:12 Gazeteci Aykol iki aydır yoğun bakımda
17:44 Antalya’da 'Geçinemiyoruz' mitingi: Bu bütçe emeğin değil sermayenin
17:40 Polis, buluşma ardından posterlere el koydu
17:35 Asgari Ücret İnisiyatifi: Asgari ücret yılda dört kez güncellenmeli
17:03 ‘Mısır Koçanlarını Kızartan Koku’ kitabının imza etkinliği düzenlendi
16:46 DBP Eş Genel Başkanı Bayındır: Kürtlerin özgürlüğü çok yakındır
16:19 Mûş'ta halk buluşması: Süreci başarıya ulaştıracağız
16:03 Yanan bölgede 5 bin palamut ekildi
15:52 3’üncü Amed Film Festivali film gösterimleriyle sürüyor
15:51 Mersin’de bağımlılıkla mücadele atölyesi
14:56 'Ekmek ve Barış' yürüyüşçüleri Ankara’da: Savaşa değil halka, emekçiye bütçe
14:48 Sokağa çıkma yasaklarında yaşamını yitirenler anıldı
14:36 'Komün ve meclisler ekmek ve su kadar gereklidir'
14:08 Cizîr ve Êlih'te kurulan taziyelere kitlesel ziyaret
14:05 Ömer Öcalan: Önder Apo 'Her evde Kürtçe konuşulmalı' diyor
13:41 Avustralya’da silahlı saldırı: En az 10 ölü
13:36 Ailesinden 4 kişiyi kaybeden tutsak Rukiye Fidan taziyeye götürüldü
13:26 'Uyuşturucu ve fuhşa karşı birlikte mücadele edecek, birlikte kazanacağız'
13:15 AB ve HRW’den İran’a Nergîs Muhammedi için çağrı
11:56 Pervin Buldan: Yasal düzenlemeleri yapma zamanı
11:42 Taliban eğitimcileri tutukladı
11:18 'Şam'la uzlaşı sağlamaya çalışıyoruz, Türkiye müdahale ediyor'
10:58 Roboskî'de şüpheli ölüm
10:54 Bayındır: AKP'nin raporu cesur ve kararlı adımlardan uzak
10:05 Jin dergi yeni sayısında ‘kadın mücadelesine’ odaklandı
09:40 Karadeniz ve Marmara için yağış uyarısı
09:36 İtalyan akademisyen: Kürtlerin barış isteğini büyük umutla destekliyorum
09:31 ABD’de üniversitede silahlı saldırı: En az 2 ölü
09:06 EPSU Temsilcisi Centellas: İşçi hareketi ve sendikalar süreçte rol üstlenmeli
09:05 Öğrencilerden Kürtçe eğitim komünü
09:04 ‘Cezaevleri sürecin samimiyet testidir’
09:03 7 kadın bir araya gelerek kapanma noktasına gelen kooperatifi yeniden üretime geçirdi
09:01 32 yıldır yasaklı köylerine yılda bir kez gidebiliyorlar: PKK gerekçeniz de kalmadı
09:00 'Türk'ün gücünü göreceksin' işkencesi: Tutsakları yıldırma politikasıdır
09:00 14 ARALIK 2025 GÜNDEMİ
13/12/2025
23:59 Trump’tan ABD'li askerlere yapılan saldırıya ilişkin açıklama
23:55 Gazeteci Osman Çaklı gözaltına alındı
23:52 Endonezya’da bini aşkın kişi yaşamını yitirdi
22:58 Sağlık ve Enerji Bakanlığı bütçeleri kabul edildi
21:13 Amedspor lider oldu
20:53 Türmen: Süreç yeni bir Türkiye’nin kurulmasına sebep olabilir
20:29 ‘Ekmek ve barış için bütçe' yürüyüşü: Savaşa değil emekçiye bütçe
20:18 Amed Film Festivali'ne 7'inci gününde yoğun ilgi
20:15 İsrail Gazze’de araç hedef aldı: 4 kişi hayatını kaybetti
20:12 Silopiya'da halk buluşması: Demokratik toplumu inşa etmeliyiz
20:08 Mêrdîn’de ‘Dargeçit’ belgeselinin gösterimi
20:04 Meclis'teki taciz soruşturmasında tutuklu sayısı 4’e çıktı