Kadınlardan kayyım protestosu: Kadının özne olduğu yaşamı kuracağız

AMED- Kayyım atamalarının yıldönümünde açıklama yapan HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Kurulu, “Kadınların kazanımlarını savunmaya devam edeceğiz! Kadının özne olduğu yeni bir yaşamı yeniden ve daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Kurulu, kayyım atamalarının yıldönümü dolayısıyla Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde, “Ne qeyum ne talan, dîsa jin dîsa jiyan” sloganıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Özgür Kadın Hareketi (TJA), Barış Anneleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Genel Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Amed İl Eş Başkanı Pınar Sakık Tekin, milletvekilileri Halide Türkoğlu, Sebahat Erdoğan Sarıtaş, Newroz Uysal, Meral Danış Beştaş, Beritan Güneş, Rosa Kadın Derneği ve çok sayıda kadın katıldı. “Ne qeyum ne talan, dîsa jin dîsa jiyan” pankartının açıldığı açıklamada, “Eşbaşkanlık mor çizgimizdir”, “İrademe dokunma”, “Dest nede vîna mın”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” ve “Qeyyum dizî û talan e” lolipoplar ile tutuklu bulunan kadın eşbaşkanların fotoğrafları taşındı.

Açıklama öncesi kadınlar, “Jin, Jiyan, azadî” sloganları ve alkışlarla alana geldi.

RANT BELEDİYECİLİĞİ

Açıklamayı okuyan Savur Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Öncü, kayyımların yıldönümü olduğunu ve aynı zamanda 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin de yıldönümü olduğunu hatırlattı. Öncü, “Öncelikle yaşamlarını yitiren binlerce insanı saygıyla andığımızı belirtmek istiyoruz. Marmara depreminde on binlerce insan enkaz altında can verirken bir o kadarı da yine rant belediyeciliğinin kurbanı oldu. İstanbul depreminde rant belediyeciliğinin failleri aynı zamanda 6 Şubat’ta gerçekleşen ve 11 kentte on binlerce insanın yaşamına yitirmesine, milyonlarca yurttaşın da doğrudan etkilenmesine neden olan kapitalist ideolojinin yolunu daha da genişletti. Taksirle cana kast etmenin bu kadar kolay ve sistemleşmiş olması kader değil aksine erkek egemen devletin mevcut ideolojisinin resmi olarak kendini gösterdi” dedi.

‘TECRİT HER ALANA YAYILDI’

Yakın zamanda gerçekleşen seçime dikkati çeken Öncü, “Kadınlar başta olmak üzere halklarımız kendi iradelerini tayin için sandık başına gitti fakat seçim startının verildiği ilk günden bu yana gerçekleşen gözaltı ve tutuklama operasyonları ile seçim çalışmalarımız linç girişimleriyle durdurulmak istendi. Kobanî Kumpas Davası ve HDP Kapatma Davası’na kadar, siyasetimiz denklem dışına çıkarılmak istenerek mevcut süreç seçime doğru tam bir baskı iklimine dönüştürüldü. En önemlisi de AKP-MHP ittifakının faşizmin cephesini genişlettiği gerçeği dururken 29 aydır kendisiyle iletişim kurulamayan Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’a uygulanan ağır tecrit koşullarının toplumsal yaşamın her alanına yayılması, bir bütün olarak adeta halkların da bu tecride maruz kaldığı hakikati açık bir şekilde ortadadır. Tüm bu koşullara bakıldığında elbette 14 Mayıs ve akabinde gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçiminde mevcudun yeniden Cumhurbaşkanı ‘seçilmesi’ özellikle kadın düşmanı politikaların birincil hedefi olan biz kadınlar için meşru değildir” diye konuştu. 

ÇALIŞMALARA DAİR

Öncü devamla şunları söyledi: “2019 resmi seçim sonuçlarına göre partimiz 3 Büyükşehir 5 İl, 45 İlçe ve 12 Belde olmak üzere toplam 65 Belediye Başkanlığı, bin 230 Belediye Meclis Üyeliği ve 101 İl Genel Meclis Üyeliği kazanmıştır. Partimizin kazandığı 65 il, ilçe ve belde belediyelerimizde; eşbaşkanlık sistemi, belediye kadın meclisleri, meclis içinden kadın kurulları, kadın koordinasyonları, kadın komisyonları, kadın-erkek eşitlik komisyonları oluşturulmuş. 3 Büyükşehir Belediyemizde Kadın Politikaları Daire Başkanlıkları aktifleştirilerek çalışmalar başlatılmıştır. Aynı şekilde tüm il-ilçe belediyelerimizde kadın müdürlükleri oluşturulmuştur.

KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ PARADİGMA

Daha önce kayyım tarafından kapatılan, müdürlüğüne erkek uzman çavuşun bile atandığı veya dönüştürülen kadın merkezleri için hukuki süreçleri başlatılmış ve birçok kadın merkezi açılmış, bunun yanı sıra yeni kadın merkezlerinin açılması için çalışmalar yapılmıştır. Kadın istihdamı kapsamında, birçok il ve ilçe belediyemizde kooperatif, sera, ekim alanı, kadın pazarı vb. aktif çalışmalar başlatılmıştır. Tüm bu kazanımlar ortada iken, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmamızı, eşit temsiliyeti ve kadınların siyasette özne olmasını esas alan demokratik yerel yönetim modelimizin açığa çıkardığı belediyeler bir gece yarısı gasp edildi. 19 Ağustos 2019 tarihinde Amed, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyımlar atandı ve akabinde aynı zihniyet onlarca belediyede kayyım darbesiyle irade gaspına imza attı.”

‘TECRİT DERİNLEŞTİRİLDİ’

Eşbaşkanlık sisteminin de hedeflendiğine değinen Öncü, “ Eşbaşkanlığa ‘suç’ istinad edildi, kayyım atamasının gerekçesi yapıldı. AKP-MHP faşist blokunun sosyal yardım adı altında muhtaç ekonomisi ile yaratmak istediği ‘Makul ve makbul kadın olun’ dayatmasına karşı ortaya koyduğumuz model erkek egemen iktidar aklının devamlılığı için ‘tehlike’ niteliğindeydi. Fakat belirtmeliyiz ki biz kadınların özne olmadığı hiçbir siyasetin toplumsallaşamayacağı gerçeği ortadadır. Bugün İmralı’da uygulanan tecrit aynı zamanda bir rejim olarak uygulanırken kayyım zihniyeti de bu tecrit rejiminin derinleştirilmiş hali olarak durmaktadır. Hâlihazırda yaşam alanları bu denli hedef alınmış ve saldırı altındayken kadın özgürlük mücadelesi yürüten bizler nezdinde Mayıs ayında gerçekleşen seçimlerin hiçbir meşruiyeti yoktur” dedi.

ÖZEL SAVAŞIN SONUÇLARI

Bununla birlikte kayyım sonrası yaşam alanlarına yönelik tecridin de yoğunlaştığını söyleyen Öncü, “Madde bağımlılığı sistematik biçimde yaygınlaştırılırken resmi kurumlar bu durumu görmezden gelerek adeta mevcut durumu beslemeyi tercih etti. Özellikle madde bağımlılığı yaşının 9’a düştüğü ve son yıllarda okulların kendisinin bu maddelerin satış yeri haline getirilmesinin neredeyse kamusal bir bilgi haline geldiğine tanıklık ettik. Elde ettiğimiz sonuçlarda kayyımlar öncesi mahallelerde ana-çocuk sağlık merkezlerinden etkin bir şekilde hizmet alınabilirken bu merkezlerin hali hazırda işlevlerini yitirdiği, bağımlılığa ilişkin verilerin ilgili kurumlar tarafından paylaşılmadığı görüldü. Tüm bunlar mevcut rejim tarafından özel savaş politikasının sonuçları olmakla birlikte savunmasız bırakılan kadınların, çocukların ve yaşam dinamizmini içinde barındıran gençliğin; kültürel, sosyal aktivite ve projelerden nasıl mahrum bırakıldığını, bu haklarının kayyım darbesiyle nasıl gasp edildiğini gösteriyor” diye belirtti.

‘ÖZGÜRLÜĞÜN ÇÖZÜM YOLU OLACAĞIZ’

Kadınların ortak mücadelesinin önemine vurgu yapan Öncü, sözlerini şöyle tamamladı:  “Gaspçı kayyım zihniyetini sona erdirecek olan da kadınların ortak mücadelesi, direnişi ve ittifakı olacaktır. ‘jin, Jiyan, Azadi’ şiarı Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada kadın mücadelesinin adeta direniş ve dayanışma motivasyonu olmuştur. Bu şiar ile bugün Rojava’da yerel demokrasiyi esas alan kadın özgürlükçü ve eşitlikçi bir toplum inşa edilmektedir. Yine bu şiar ile İran’da kadın düşmanı rejime karşı ortaya çıkan direnişin ve kadınların mücadelesinin toplumsallaşma süreci devam etmektedir. Bir hakikat şöyle der: Kadını özgürleştirmeyen devrim, devrim değildir. Bugün özgürlük ve eşitlik mücadelesi veren kadınlar başta olmak üzere dünya halkları bu hakikatin etrafında birleşmiş görünmektedir. Baskıcı ve savaş rejimi haline gelen AKP-MHP faşist bloku HDP belediyelerine kayyım atayarak kadın özgürlükçü modeli baskılayarak kadınları özne olmaktan çıkarmak ve iradesiz kılmak istemektedir. Biz kadınlar diyoruz ki; kadınların kazanımlarını savunmaya devam edeceğiz! Kadının özne olduğu yeni bir yaşamı yeniden ve daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz! Bu kararlılıkla tüm tahribatlara karşı umudun, özgürlüğün ve eşitliğin çözüm yolu olacağız!”

UÇAR: DEPREMLER YEREL YÖNETİMLERİN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ

Sonrasında söz alan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Marmara Depremi’nin üzerinden 24 yıl geçtiğine dikkat çekerek, “Depremi yaşayan herkes için acılar aynı şekilde derinliğini korumaya devam ediyor. Yine 6 Şubat’ta tüm Türkiye’nin derinden hissettiği depremin de acıları halen çok taze. Birisi 6 aylık birisi 24 yıl üzerinden geçen bir deprem. Ama her ikisi de bugün geldiği aşamada ne devletin kurumlarının ne de iktidarın kendisinin hem deprem dönemine hem de depremden sonra bu duruma dönük insanların en temel hakkı olan yaşam hakkını savunmaya dönük hiçbir çabası olmadığına bu 24 yıllık süreçte tanıklık ettik. Yol alınmış olsaydı 6 Şubat’ta yaşadığımız depremi de bugün Amed’de de arkadaşımız halkımız yaşadı bu sonuçlarla karşı karşıya kalmayacaktı. Bu depremlerle birlikte aslında yerel yönetimin belediyelerin ne kadar önemli bir yerde olduğunu görmüş oldu ki 6 Şubat depreminde merkezi otoriteden ses çıkmadığı için parmağını dahi kıpırdatmayan yerel yönetimler yani kayyımlar vardı. İnsanların hayatı kurturalıcakken göz göre göre ölüme gönderilen insanlarımız oldu” dedi.

‘KAYYIM REJİM HALİNE GELDİ’

Türkiye’nin 1993 yılında Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na imza attığının altını çizen Uçar, “Bununla birlikte kastedilen yerel yönetimlerin güçlendirilmesi mali ve idari özerkliğin tanınması. Bu ülkede özerklik kelimesine karşı alınan tutum insanların ölümüne sebebiyet veriyor. Korkacağımız şey özerklik olmamalı, yerel demokrasi olmamalı, korkacağımız şey insanların yaşamını dahi koruyamayan bu ülke için tehlike haline gelen AKP- MHP iktidarı olmalıdır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na konan şerhlerin Kürt sorunuyla, Kürt halkının mücadelesiyle ilgili olduğunu biliyoruz. Bu şerh artık sadece Kürtleri etkilemiyor. Yerel yönetimlerle yönetilen bütün yerlerde bütün Türkiye halkalarını etkileyen bir konuma gelmiş durumda. Bugün aynı zamanda iki dönemdir HDP ve DBP’li belediyelere kayyım atanan bir zaman dilimindeyiz. Kayyımın kendisini, rejim haline gelmiş durumda. Sadece iki yerel seçimde bahsetmiyorum, tarihsel arka planı var” ifadelerini kullandı.

‘UZUN SÜREDİR AYNI YÖNTEMLER DEVREDE’

Kürt halkı ve kadınlarının kazanımlarına kayyım atandığına dikkat çeken Uçar, şunları söyledi: “Kayyım rejiminin kendisi Amed'de büyükşehir belediyesi eş başkanımız sevgili Gültan Kışanak’ın ablasının cenazesine katılması hakkını gasp etmekten geri durmadı. Sadece 4 saatlik bir izin verilmiş oldu sevgili Gültan başkana. Cezaevine gönderilmek yerine Elazığ’da depo denilen bir yerde tutuldu. 3-4 saatlik yolculuk yarım güne varan yolculukla kandıra cezaevine götürüldü. Bu iktidar kayyımı rejim olarak devam ettirmek istiyor. Güvenlik güçleri başta olmak üzere, bütün  devlet mekanizmaları bu rejimin kendisinden besleniyor. Dün geçit vermedik bugünde geçit vermeyeceğiz, yarın da geçit vermeyeceğiz. Kayyım rejimi sadece Kürdistan’da uygulanmıyor. Bu iktidar yüz yıllık devlet geleneği olan Kürt sorunu konusunda sorumluluk almak yerine çözümsüzlüğü derinleştiren pozisyonuyla uzun süredir aynı yönetimlere devam ediyor. Çözümsüzlük derinleşecek Kürt halkının mücadele alanları daraltılacak ve yeri geldiğinde sade Kürdistan’da değil batı da belediyelere kayyım atama marifetiyle yeni bir otoriterliği ve hükümranlığı kurmaya çalışacak. Bakın kayyım burada ne yaptı? Amed’de anlatmak biraz abes olabilir, en çok Amed halkı biliyor bunu.

GASP ETTİLER, ÇALDILAR

Kayyım belediyeye gelir gelmez kendilerinin olduğunu sandığı makamları varlıklı hale getirdiler. Kuruyemiş hesapların arkadaşlarımızı hatırlar. Bir ailenin 10 yıllık gelirine tekabül eden kuruyemiş masrafları oldu. Altınlar aldılar, saatler aldılar, yandaşlarına hediye ettiler. Bu belediyenin mallarını sattılar. Bu halkın ürettiği bütün değerleri gasp ettiler, çaldılar. Bu coğrafyanın ana diliyle ilgili olan hem tabelaları indirdiler hem de bu dille yapılan bütün çalışmaları ve kurumları kapatmaktan geri durmadılar. Hem Kurdistan'da hem de Türkiye’de büyük bir kadın mücadelesi var. Biz yerel seçimlerde belediyelerde eş başkanlık sistemiyle çalışmalar yürütüyoruz. Eşit temsiliyetle çalışmalar yürütüyoruz. Burada elde edilen kazanımlar sadece Kürdistan için değildi, tüm Türkiye'deki kadın mücadelesine katkı sundu. Jin jiyan azadi şiyarının kendisini tehdit olarak gören devlet şunu görmüyor bu slogan bu coğrafyaya ait ama bugün bütün dünyada bütün dillerde hayat bulan bir slogan. Bizim de ana felsefemiz olarak çalışmalara rehberlik etmeye devam edecek.

SEÇME SEÇİLME HAKKI GASP EDİLDİ

Kayyım rejimi bu coğrafyada hırsızlık demektir. Devlet eliyle yürütülen hırsızlık demektir. Kayyım rejimi bu coğrafyada gasp demektir. Kayyım rejimi Kürtlerin kendi coğrafyasında seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesi elinden alınması demektir. Devlet diyor ya ‘Kürdistan diye bir coğrafya yok’ Aslında bütün uygulamalarıyla Kurdistan gerçek oluyor. Ne yerel yönetimlerde ne de genel yönetimden demokrasiye dair söz kuracaksa mevcut devlet aklının ve iktidarını ilk adım atacağı konu başlığı Kürt sorunu konusunda sorumluluk alması, demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözüm iradesini açığa koymaktır. Koymayacak mı Kürt halkının tarihsel mücadelesi yerelde demokrasi kurulmadığı sürece genele de demokrasinin tesis edilemeyeceği çoktan açığa çıkarmıştır. Dün kendi iradesini temsil etmeyen Kürt halkı bugün de etmeyecektir

KAYYIM DEVLETİN KRİZİ

Yerel seçimlere giderken propaganda belli ‘kayyım atayacağız’ diyorlar. Bizim için kayyım devletin krizidir. Devletin yönetme krizidir. Bu iktidarın yaşadığı siyasi krizdir. Kürt sorununu çözmediği müddetçe bu kriz en başta iktidarı vurmaya devam edecektir. Her sıkıştığında başvurduğu bu yöntemi reddettik reddediyoruz. Cezaevinde belediye başkanlarımız, dışarıda toplumcu ve halkçı belediyeciliği savunan yol arkadaşlarımız mücadele arkadaşlarımız halkımız ve bugün burada açıklama yapan bizler demokratik yerel yönetimlerin hayat bulacağına inancımızla yeni dönemin yerel yönetimlerini ve seçimleri daha güçlerini karşılamanın sözünü veriyoruz. Bu vesile ile tutuklu bütün seçilmişlerimize sevgi ve saygılarımızı iletiyoruz.”

Açıklama “Jin, Jiyan Azadi” sloganlarıyla sona erdi.

Diğer başlıklar

18/08/2023
09:06 Yapı Merkezi firması işçileri: Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz
09:05 Mele Kadah: Diyanet devletin kulu olmuş
09:05 Musolar’da deprem enkazı düştüğü yerde kaldı
09:03 Gabar'da gölgesinde oturulacak ağaç kalmadı!
09:03 Peyîndas’ta tutuklananların avukatı: Amaç köylüyü cezalandırmak
09:01 ‘S Tipi tecridin çok net uygulandığı cezaevidir’
09:01 Mülteci tarım işçisi kadınların çadır ve tarla arasındaki yaşamı
09:00 Dicle Nehri’ne 10’uncu baraj projesi: Canlı yaşamı yok olacak
09:00 18 AĞUSTOS 2023 GÜNDEMİ
08:57 Gabar Dağı’nda çıkan yangın büyüyor
17/08/2023
23:00 Gever’de birçok mahalle polis ablukasında
22:35 Zonguldak’ta Gizem Kılınç’ın şüpheli ölümü
20:37 İHD’den Dikmece Raporu: Deprem konutları tarım arazileri dışına yapılmalı
19:58 Colemêrg’te gözaltındaki 13 kişi serbest bırakıldı
19:21 Türkiye ve bağlı gruplar, Til Temir’de zeytin ağaçlarını ateşe verdi
19:10 Semsûr’da 4.1 büyüklüğünde deprem
19:03 Erzirom’da şüpheli kadın ölümü
17:55 Bilbês köyünde abluka 20'nci gününde
17:48 HDP’den ‘Kadın Özgürlükçü Yerel Yönetimler ve Kayyım Rejimi’ raporu
17:33 Barış Anneleri’nden gözaltı tepkisi: Asla boyun eğmeyeceğiz
17:24 KESK: TİS masası bir kez daha iflas etti
17:21 Kadınlardan kayyım protestosu: Kadının özne olduğu yaşamı kuracağız
15:48 Amed’de bir kişi tutuklandı
15:45 30 yıllık tutuklu Şanak’a çiçekli karşılama
15:40 Adalet Bakanı, Şenyaşar ailesinin görüşme talebini reddetti
15:27 Memur ve memur emeklileri için ikinci zam teklifi
14:06 DEDAŞ Sîlopiya'da belde ve köylerin elektriğini kesti
13:43 Îdir’da HDP tabelasına saldırı
13:38 Amed Şehir Tiyatrosu'nun Eylül ayı programı belli oldu
12:45 Gözaltında tutulan Fatma Bulut hastaneye kaldırıldı
12:42 30 yıl sonra Nisêbîn’de zılgıtlarla karşılandı
12:37 Tutuklu gazeteci Oruç cezaevi koşullarından dolayı rahatsızlandı
12:24 Tehdit ve tacizle tanınan Zengin Başakşehir İlçe Emniyet Müdürü oldu
11:47 Sputnik’ten çıkarılan gazeteciler greve başladı
11:28 Erdal Marangoz’un cenazesi toprağa verildi
11:02 Gabar Dağı’nda orman yangını
10:58 İETT otobüsü denize düştü
10:55 Abdullah Öcalan’ın avukatlarından görüşme başvurusu
09:53 Riha’da ekmeğe zam
09:51 Peyîndas’ta tutuklanan Arvas’ın eşi: Bir bardak suya bile izin vermediler
09:49 Belediyelere kayyım atama: Kürtleri inkar ve imha projesidir
09:05 Amed Barosu Başkanı Eren: Tecride ilişkin girişimlerimiz olacak
09:05 Prof. Dr. Ercan: Kadercilik aşılmadıkça ölümcül depremler devam edecek
09:04 Akdemir: Tecrit devam ederse kaos olur
09:04 30 yıllık adalet arayışı: Sesimi duyun
09:03 Hanönü’nde ağaçlar kurudu, tarım alanlarında verim düştü
09:03 566 bin nüfusa 2 nöroloji doktoru bakıyor!
09:03 Gençler: Direneceğiz, tecridi kıracağız
09:03 Evleri için yıkım kararı verilen köylüler: Gidecek yerimiz yok
09:03 Gazeteci Akkaya hakkında dava açıldı
09:02 ‘Akbelen’e sahip çıkıldığı gibi Cudi’ye de sahip çıkılmalıdır’
09:01 Girdi maliyetleri arttı: Çiftçi odaklı politikalar geliştirilmeli
09:00 Deprem bölgesinde barınma ve su sorunu çözülmedi
09:00 17 AĞUSTOS 2023 GÜNDEMİ
16/08/2023
23:26 Riha’da çocuğa cinsel taciz: Fail tutuklandı
22:13 Yargıtay, Mazlum İçli’ye verilen cezayı onadı!
21:50 Semsûr’da kaza: 4 ölü, 3 yaralı
21:16 Colemêrg Barosu: Gözaltılar derhal serbest bırakılsın
21:11 Kobanê Davası’nda ek savunma kararı: Suçun niteliği değişebilir!
21:01 30 yıllık 3 tutuklu özgürlüklerine kavuştu
20:34 İzmir’deki gözaltılarda bir tutuklama
19:58 Marangoz’un cenazesi 4 ay sonra verildi
19:20 Adana'da bir genç tutuklandı
18:30 Cenevre’de Abdullah Öcalan için eylem: Tecrit Kürtlere uygulanıyor
18:30 Kobanê Davası’nda avukatlar verilen uzun araya tepki gösterdi
18:00 Metro inşaatında çalışan işçiler eylemlerinde kararlı
17:59 Adana’da 4.5 büyüklüğünde deprem
17:53 Efrîn’de 2018’den beri bini aşkın kadın kaçırıldı
17:42 Gebze’de gözaltına alınan 5 HDP’li tutuklandı
16:59 Gözaltındaki 24 kişinin ifadeleri alınmıyor
16:53 FEDAŞ işçileri: Hakkımız olanı alacağız, yılmayacağız
16:47 Maden şirketinden inceleme yapılacak bölgede temizlik!
16:10 Rojhilat’taki direnişte hayatını kaybeden çocuğun ailesi gözaltına alındı
15:52 Gazeteci Nazila Maroofian tahliye edildi
15:11 Atalay’ın avukatları: Hukukun gereğini yerine getirin
15:10 Colemêrg’te gözaltılara tepki: Kriminalize etme amacı taşıyor
15:08 Qerhêta Mahallesi’ne ziyaret
14:36 KESK iş bıraktı: Savaşa değil emekçiye bütçe
14:08 İMO: Türkiye'de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 7 milyonu riskli
13:59 Esenler Belediyesi’nde iş bırakan işçilere tehdit: Ekmeğinizden olursunuz
13:46 Uçar: Alevilerle omuz omuza mücadele yürüteceğiz
13:44 Artemis Halı'da düşük zamma karşı iş bırakma eylemi
13:21 Cizîr'de ekmeğe yüzde 30 zam
13:20 İHD: Mültecilere saldırı ırkçı saiklerle yapıldı
13:20 Mêrdîn’de gözaltına alınan 19 kişi serbest
12:50 Karaca: Kışanak cenaze töreni sonrası işkenceye maruz kaldı
12:47 Eşber Yağmurdereli yoğun bakıma kaldırıldı
12:47 Pirsûs’ta dükkana saldırı: Esnaf ve çocukları yaralandı
11:39 Aram Yayınevi’nden 8 yeni kitap
09:10 Qerhêta’da 6 gündür elektrik yok: Muhtar istifa etti
09:07 'Sêrt ağaç kesimi ve yangınlarla insansızlaştırılmak isteniyor'
09:06 Gazeteci Taştekin: Erdoğan ve Esad görüşmesi senaryodur
09:04 Özgür Gündem Gazetesi: Kırılamaz bir zincir
09:03 Vural: Kürtler arası diyalog ortamı statü sağlayabilir
09:01 İncir üreticileri: Rekolte düştü, üretemez duruma geldik
09:00 16 AĞUSTOS 2023 GÜNDEMİ
08:57 Benzine yeni bir zam daha
15/08/2023
22:18 NASA: Temmuz 2023, 143 yılın en sıcak ayı
20:34 Yoğun bakımdaki hasta tutukluya kelepçeli tedavi!
20:26 Mêrdîn'de zirai gübreli su içen 110 hayvan zehirlendi
19:36 Bunîsra köy kırsalında yangın
19:29 Gebze’de ev baskınlarında 4 gözaltı
19:07 Tetwan’da 5 gündür gözaltında tutulan 3 köylü tutuklandı
18:48 EŞİK’ten Afganistanlı kadınlar için BM’ye mektup
18:22 Gire Spî’de 12 yurttaş kaçırıldı
18:11 Eskişehir’de orman yangını
17:31 Ceyhan'da 6 kişi serbest bırakıldı
17:25 Kobanê Davası: Abdullah Öcalan ile neden görüşmüyorsunuz?
17:01 Giyadîn’de bir kadın katledilmeye çalışıldı
16:58 Havalimanı metro inşaatında çalışan işçiler iş bıraktı
16:44 Riha’da halk toplantısı: Tecridin kırılmasıyla toplum nefes alacak
16:10 Şenyaşar ailesi Adalet Bakanlığı'na alınmadı
16:07 Xîzan’da operasyon devam ediyor: 2 kişi tutuklandı
15:59 İran’da yönetmen Roustayi’ye 5 yıl film yasağı
15:45 İran’da tutuklu oyuncu Sadeghi avukatıyla görüştürülmüyor
15:44 Dominik Cumhuriyeti’nde patlama: 12 ölü
15:39 Kadıköy’de bir kadın katledildi
14:36 İşçiler firmadan alacaklarını talep etti
14:33 Dêrsim Hay Platformu’nda ‘yasaklara’ karşı mücadele çağrısı
14:24 Kamu emekçileri yarın iş bırakıyor
14:23 İran sınırında kolberlere ateş açıldı: 2 yaralı
13:34 İmamoğlu: İstanbul için yola çıkıyorum
13:29 Kobanê Davası: Mahkeme kaç kişinin öldüğünü bile bilmiyor
13:28 EGE-TUHAYDER kongresinde tecride tepki
12:12 5 gündür gözaltında olan köylülerin ifade işlemleri başladı
12:11 Plasmek işçileri eylem başlattı
11:56 Asrın Hukuk Bürosu’ndan görüşme başvurusu
11:37 Colemêrg’te gözaltına alınanlara avukat görüş yasağı
11:26 HDP ve Yeşil Sol Parti’nin çalıştayları sona erdi: Yeni bir hamle geliştirilmeli
10:55 Resim çizen tutuklunun kalemlerine el konuldu
10:53 Aktaş: Devlet aklı değişmedi, Öcalan’ın paradigması dünyaya yayıldı
10:09 Birçok kentte ev baskınları
09:41 PWA: Devletler Taliban’la işbirliğinden vazgeçmelidir
09:04 Wan’da su kesintilerine rağmen faturalar yüksek
09:03 Mersin'de kiralık ev fiyatları 20 bine kadar yükseldi
09:03 Göçmen kadınlar çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor
09:02 Kaynar: Faşizmi tartışacaksak, muhalefetten başlamalı
09:01 Silopiya Belediyesi’nden kültürel asimilasyona karşı kurs
09:01 Sûr’un iki yüzü: İskenderpaşa ve Fatihpaşa
09:00 Gazeteciler basın özgürlüğü için Taliban’a direniyor
09:00 15 AĞUSTOS 2023 GÜNDEMİ
08:44 Colemêrg’te ev baskınları: 30’a yakın gözaltı
08:33 Adana’da elektrik kesintilerine tepki
14/08/2023
23:23 Gazeteci Maroofian üçüncü kez tutuklandı
23:19 Özerk Yönetim’den DAİŞ’lilerin yargılanması için çağrı
22:06 Adana'da gençler özel savaş politikalarını tartıştı
21:03 Gazeteci Şahin trafik kazası geçirdi
20:01 İZDEDA: Evlerimiz yapılana kadar mücadele edeceğiz
19:46 Özel sektör öğretmenleri ulaşımda indirim istiyor
19:42 İranlı gazeteci yaşamına son verdi