ŞIRNEX - “Fuhuş çetelerine” dair verilen önergeye 2023 yılında cevap veren İçişleri Bakanlığı, 11 yıl boyunca “fuhuş çetesi” hakkında yürütülen soruşturmaya dair tek bir bilgiye yer vermezken, Milletvekili Newroz Uysal Aslan, “Bakanlık ve devletin fuhuştan habersiz olması mümkün değil” dedi.
Şirnex’te ortaya çıkarılan 25 kişilik “fuhuş çetesi”nde rütbeli askerlerin rolü dikkat çekiyor. “Fuhuş çetesi” hakkında hazırlanan iddianamede yıllardır Botan’da sistematik olarak sürdürülen özel savaş politikalarını da gözler önüne serdi. Söz konusu iddianame hazırlanmadan ve “fuhuş çetesi” açığa çıkmadan önce yani 24 Aralık 2023 tarihinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan tarafından bu konu Meclis’e taşındı. Newroz Uysal Aslan, o tarihte İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın cevaplanması istemiyle Şirnex ve Colemêrg’te kadına yönelik tehdit, şantaj, fuhuş çetesi, ajanlık dayatmalarının olup olmadığına ilişkin soru önergesi verdi.
‘FUHUŞ YAPANLAR KİM VE HALA GÖREVDE Mİ?’
Newroz Uysal Aslan’ın verdiği soru önergesinde; Bakanlığın, devletin “kolluk” gücüne bağlı kişilerin karıştığı taciz, cinsel şiddet ve kadın cinayetleriyle gündeme gelen Şirnex’te, kadınlara fuhuş ve ajanlık dayatan yapılanmalardan haberdar olup olmadıkları, 2014 yılından bugüne Şirnex'te kadına yönelik şiddet, istismar, cinayet gibi kadına yönelik suçlar işlediği gerekçesi ile hakkında idari ve adli soruşturma açılan “kolluk” gücü ve korucu sayısının kaç olduğu, kadına yönelik suç işlediği gerekçesi ile tahkikat geçirmiş “kolluk” gücüne mensup kişiler ile korucu olanların kaçının göreve devam ettiği sorularını yöneltti.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN ‘FUHUŞ’ YANITI
İçişleri Bakanlığı, 6 Aralık 2023’te verdiği cevapta, “kolluk” görevlerinin hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak görevini yerine getirdiğini iddia ederek, “Kolluk kuvvetleri görevlerini, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi amacı ile mülki/adli makamların bilgisi ve talimatları doğrultusunda, kanunların kendisine verdiği yetki ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yerine getirmektedir" ifadelerinde bulundu.
İÇİŞLERİ BAKANI SUÇU KORUCU VE BEKÇİLERE ATTI
İçişleri Bakanlığı devamında kadına yönelik işlenen suçlara ilişkin; 48 korucunun ve 14 bekçinin suç işlediğini belirtirken, 11 yıl boyunca “fuhuş çetesi” hakkında yürütülen soruşturmaya dair ise tek bir bilgiye yer vermemesi dikkat çekti.
“Fuhuş çetesi” açığa çıkmadan önergeyi İçişleri Bakanlığına sunan DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Bakanlığın çelişkili cevabına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘BAKANLIĞIN HABERSİZ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL’
Meclis ve Meclis Genel Kurul’unda defalarca söz konusu durumu sorduklarını ancak gerekli cevabı alamadıklarını ifade eden Newroz Uysal Aslan, “Özellikle kolluk güçlerinin failleri arasında olduğu bu yapıları sadece önergelerle değil Meclis’te yaptığımız basın açıklamalarıyla birçok kez gündeme getirdik. Bu nedenle İçişleri Bakanlığının ve devletin bundan habersiz olması mümkün değil. 2023 yılında verdiğimiz soru önergesinde, 2014 yılında açığa çıkan Şırnak ve çevre illerde kadına yönelik tehdit şantajla türlü şiddeti uygulayan, ajanlık dayatan ve kadınları fuhuşa sürükleyen çeteye ilişkin ayrıntılı bilgi vermiştik. 8 uzman çavuşun yer aldığı 52 şüpheliden 40'ının tutuklandığı bir gruptan söz ettik. Ancak o zaman basında da geniş yer bulan bu olay hiç yaşanmamış gibi süreç içinde unutturulmaya çalışıldı. Dosya hakkında hiçbir veriye ulaşamadık. Bu kişiler sonradan bırakıldı mı, bilmiyoruz" dedi.
'DEVLETİN BİZZAT KENDİSİ VARDI'
Colemêrg'te 2019 yılında kurulan ve ardından ortaya çıkan “fuhuş çetesi”nin içinde de uzman çavuş ve korucuların çıktığını hatırlatan Newroz Uysal Aslan, “Dikkat ederseniz her iki çete aynı şekilde aynı amaçlarla oluşturulmuş. İçlerinde asker, polis korucu ve devlet memurları bulunmaktadır. Bunların ayrı iki yapı mı yoksa biri diğerinin uzantısı mı bilemiyoruz ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Bu yapının, çetenin, grubun ya da adına ne derseniz deyin devletin de işin içinde olduğunu gösteriyor. Garnizon kentine dönüştürülmüş, tam bir gözetim ve denetimin yapıldığı kentlerde devletten habersiz bu çetelerin varlıklarını sürdürmeleri mümkün değil. Zaten faillere bakıldığında da bu net anlaşılıyor. Hazırlanan iddianame de bunu gösteriyor. İşin içinde devletin askeri, korucusu, memuru ve failleri korumasıyla devletin bizzat kendisi vardı" diye konuştu.
TOPLUMSAL ÇÜRÜME VURGUSU
Şirnex'te ortaya çıkan fuhuş çetesinin bir kez daha bölgede devlet eliyle yürütülen özel savaş politikalarının tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiğini kaydeden Newroz Uysal Aslan, “Bu durumu ve yaşananları devletin sürdürdüğü özel savaş politikası olarak tanımlamamızın nedeni de aslında budur. Bu tanımlama, toplumsal çürüme, imha, inkar ve asimilasyon politikalarının boyutunu göstermesi açısından isabetli olduğu kadar bu politikaların hangi düzeyde sürdürüldüğünü göstermesi açısından da oldukça güçlü bir kavrayış sunuyor. Bu çeteler, kadın bedenini, varlığını ve iradesini hedeflemekte, böylece toplumsal kültürü çürüterek dayanışmayı ve direnişi yok etme adına oluşturulmaktadırlar. Tam da bu nedenle söz konusu politikaların sürdürülmesi, bunlara karşı toplumsal refleks geliştirilememesi ile mümkün olabileceğinden bu yapılar ve faillerin kimlikleri gizli tutuluyor" ifadelerini kullandı.
'GERÇEKLERİ YANSITMADIĞI ORTAYA ÇIKTI'
Şirnex'te ortaya çıkan fuhuş çetesinin 11 yıl sonra davaya dönüşmesinin kabul edilir olmadığını söyleyen Newroz Uysal Aslan, "Bu şahısların görev başında olması özel savaş politikalarının devam ettiğini gösterir. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Çoklu suçların faili oldukları toplumca bilinen kimselerin görevlerine devam edebilmeleri başka türlü nasıl mümkün olabilir. Ayrıca 2013 yılında açılan soruşturma neden bu kadar bekletilir? Aradan geçen onca zaman bile bizlere çok şey söylüyor. Bugün hazırlanan iddianame, bize bakanlığın verdiği cevapların gerçeği yansıtmadığını, sözlerimizin ise hakikat olduğunu gösteriyor. Bakanlık, 2021 yılındaki olayda jandarma, polis ve asker kişilerin olmadığını belirtse de bizzat olayın ortaya çıkışı, gizli tanık olabileceklerini belirten kişilerin kolluk mensubu olmaları her şeyi ortaya koyuyor" dedi.
'SÖMÜRGECİ ZİHNİYETİ KORUYOR'
Faillerin kimliklerinin gizlenerek korunduğunu söyleyen Newroz Uysal Aslan, “Buna karşı mücadele edeceğiz. 2014 yılından 2023 yılına kadar işlenen suçlarda hiçbir jandarma, polis ve askerin olmadığını söylemek, faillerin kimliklerini gizleyerek failleri koruma çabasıdır. Ancak mızrak çuvala sığmıyor. Bakanlığın verdiği cevap tam bir sömürgeci zihniyeti ortaya koyuyor. Bu çete veya suç ağlarıyla kaçı bağlantılı bilmek mümkün değil, ancak suç ve suçlama yine 'yerel' üzerinden kurulmuş. Hiçbir kolluk mensubuna yer verilmemiş ancak korucular ile çarşı ve mahalle bekçi sayılarına yer verilmiş. Burada devletle iş birliği yapan ve harcanabilen yerel işbirlikçilere işaret edilmiş. Yani sömürgecinin aşağılama pratiği sergilenmiş. Burada korucuları veya bekçileri savunmuyorum, tersine devletin, harcanabilir yerel işbirlikçisinin kimliği üzerinden Kürt kimliğine yeniden üretilen saldırıya dikkat çekmek istiyorum. Böylesine teşhir oldukları bir konuda bile özel savaş politikasına hizmet eden bir algı yaratmaktan geri durmuyorlar. Ancak bizler tüm bu politikalara karşı örgütlülüğümüzü büyüterek mücadelemizi yükselteceğiz. Bu davanın takipçisi olacağımızı da belirtmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Davanın 2’inci duruşması 26 Mart’ta Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.
MA / Zeynep Durgut