İZMİR/MÊRDÎN – İzmir Barosu, 8 Mart kapsamında toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve tacize karşı tutum belgesini açıkladı. Mêrdîn Barosu da şiddet ve ayrımcı politikalara karşı mücadele edeceğini belirtti.
İzmir Barosu, "Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddet ve Bir Biçimi Olarak Tacize Karşı Politika Belgesi"ni açıkladı. Baro binasında açıklama yapan Avukat Ceren Şen, kadınlara ve LGBTİ+’ların kimliklerinden dolayı maruz kaldığı saldırıları önlemek ve önüne geçecek mekanizmaların oluşturulmasını hedeflediklerini söyledi. İzmir Barosu'nda yürürlükte olan ve staj eğitimlerinde toplumsal cinsiyet eğitimlerinin zorunlu olması gibi fiili durumları yazıya döktüklerini kaydeden Ceren Şen, "Kadınların ve LGBTİ+'ların sadece cinsiyetlerinden ve cinsiyet yönelimlerinden kaynaklı yaşadıkları ayrımcılıkları insan hakları ihlali olarak görüyoruz. Bunu önlemek amacıyla tüm çalışanlarımızın nezdinde tacizden arındırılmış bir baro hedefliyoruz. Bu politika belgesiyle ayrımcı söylemlerin olmadığı, sözlü ve fiziksel saldırıların ortadan kaldırıldığı, toplumsal cinsiyet kalıplarından arındırılmış bir baro hedefliyoruz. Bunun için de önleyici, destekleyici ve güçlendirici mekanizmaların oluşmasını hedefliyoruz" dedi.
Paylaşılan belgede, İzmir Barosu'nun toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığın, şiddetin, cinsel tacizin ve/veya saldırının hiçbir biçimde görmezden gelinmeyeceğini taahhüt edildi. Belgede, stajyer avukatların içinde bulunduğu iş ilişkisi nedeniyle taciz ve saldırı karşısında taviz verilmeden mücadele edileceği, çalışma yaşamında şiddet ve tacizle mücadele adına güçlü bir yasal çerçeve oluşturulması için adımların atılması için mücadele edileceği vurgulandı.
ATILACAK ADIMLAR
Belgede, baroda toplumsal cinsiyetin sağlanması için yürütülecek uygulamalar şu şekilde sıralandı:
"* Tüm mensupları için şiddet ve tacizden arındırılmış, insana yakışır, güvenli bir çalışma ortamı sağlamayı ve üçüncü taraf şiddeti ve tacizi de dâhil her türlü şiddet ve taciz karşısında sıfır tolerans tutumunu teşvik etmeyi, özellikle işçi ve stajyer avukatların içinde bulundukları iş ilişkilerinin niteliği nedeniyle cinsel taciz ve cinsel saldırı karşısında hiçbir şekilde taviz vermeden mücadele etmeyi ve başvurulacak mekanizmaların güçlendirilmesini sağlamayı,
* Çalışma yaşamında şiddet ve tacizle mücadele adına güçlü bir yasal çerçeve oluşturulması için ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyetler yürütmeyi, ulusal ve uluslararası kampanyaları desteklemeyi, iyi uygulamaları hayata geçirmeyi, sendikalar ve sivil toplum örgütleri arasındaki ortaklıkların yanı sıra çok paydaşlı iş birliklerini teşvik etmeyi,
* Çalışma yaşamında şiddet ve tacizi bir ayrımcılık sorunu ve insan hakları ihlali olarak ele almayı,
* Temsil kademelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliğini sağlamak üzere kadın ve LGBTİ+’ların yer almasını teşvik etmeyi ve gözetmeyi,
* Toplu iş sözleşmesi maddelerinde şiddet ve tacizle mücadeleye ilişkin düzenlemelere yer vermeyi,
* Çalışma yaşamında şiddet ve taciz fiillerini, disiplin suçu olarak değerlendirmeyi, soruşturma yürütürken şiddet ve tacize uğrayanın beyanını esas almayı,
* Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve taciz vakaları karşısında, gizlilik ve mahremiyete özen gösteren, tarafsız ve güvenilir, misillemeye karşı koruyan, özgül riskleri göz önünde bulunduran etkin şikâyet, soruşturma, yönlendirme, destek ve telafi mekanizmaları oluşturmayı,
* Oluşturulacak soruşturma, yönlendirme, destek mekanizmalarında toplumsal cinsiyet çeşitliliğini gözetmeyi ve olası soruşturmayı şikâyet sonrası en geç 3(üç) ay içinde sonuçlandırmak için gerekli desteği sağlamayı,
* Şiddet ve tacize uğrayan çalışanlara yönelik, çalışanların talepleri doğrultusunda, uygun ve kolaylaştırıcı çalışma koşullarını ve düzenini tesis etmeyi,
* Şiddet ve tacizin bir iş sağlığı ve güvenliği sorunu olduğunu kabul ederek, ev içi şiddeti de gözeten risk değerlendirmeleri yapmayı, önleme planları oluşturmayı,
* Yöneticiler ve tüm çalışanlar dâhil olmak üzere mensuplarına yönelik; farkındalık, bilinçlendirme ve eğitim çalışmaları yürüterek, çalışma yaşamında şiddet ve tacize ilişkin mücadele stratejileri ve bilgi materyalleri oluşturmayı, araştırmalar yapmayı, karşılaştırılabilir veriler elde etmeyi ve raporlar hazırlamayı, Tüm eğitim ve faaliyetlerini toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesi temelinde düzenlemeyi, Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçirilmesi için faaliyet yürütmeyi ve buna ilişkin eylem planı oluşturmayı, Önleme politikası kapsamında, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimlerinin stajyer avukatlara stajda zorunlu ders olmasını, yönetim kurulu ve disiplin kurulunun da bu eğitimi almasını, bu eğitimlerin alanında uzman ve deneyimli kişilerce verilmesini sağlamayı,
* Şiddet ve taciz karşısında soruşturma ve şikâyet konusunda gerekli yönlendirmeyi yapmayı ve yeterli hukuki desteği sağlamayı,
* Şiddet ve tacizle ilgili konularda bilgi edinme ve danışma haklarının etkin şekilde kullanılmasını mümkün kılmayı,
* Politika Belgesi hükümlerinin kurum kültürüne yansıtılmasını sağlayarak, kurumsal mekanizmalara entegre etmeyi,
* Tüm mensuplarının şiddet ve taciz konusu ile Politika Belgesinin içeriği hakkında bilgilendirilmesi ve eğitilmesi için gerekli stratejileri geliştirmeyi ve uygun koşulları sağlamayı, Politika Belgesinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütmeyi, Her iki yılda bir Politika Belgesini gözden geçirerek yeni ihtiyaçlar dâhilinde geliştirip güncelleştirmeyi, kabul ve taahhüt eder."
MÊRDÎN
Mêrdîn Barosu Kadın Hakları Merkezi, adliye önünde açıklama yaptı. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada konuşan Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Başak Ayyıldız, kadınların gücünü kabul etmeyen bir sisteme karşı mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Başak Ayyıldız, "Kararlı mücadelemizle elde ettiğimiz kadın hak ve kazanımlarını geriye götürmeye yönelik her türlü zihniyetin, söylemin, girişimin karşısında olacağımızı; kadına karşı ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu bir dünya için mücadelemizi ve dayanışmamızı sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz" dedi.