İZMİR - KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri, oturma eyleminin 324'üncü haftasında, Eğitim Sen'in hedef gösterilmesini ve Ekrem İmamoğlu protestolarında yapılan gözaltı ve tutuklamaları protesto etti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubeler Platformu’nun Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin işlerine iadesi talebiyle her hafta çarşamba günü Karşıyaka çarşı girişinde düzenlediği oturma eylemi 324'üncü haftasında da devam etti. Eylemde "Eğitim Sen susmadı, susmayacak" pankartı açılırken sık sık "KHK'ler gidecek biz kalacağız", "Hak, hukuk, adalet", "Yaşasın Eğitim Sen, yaşasın KESK" sloganları atıldı. Eyleme birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Basın açıklamasını Eğitim Sen İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli yaptı.
Eğitim Sen'in demokrasi mücadelesinde toplumun tüm kesimleri ile dayanışma içinde olduğunu, toplumun hak ve özgürlüğünü savunan bir çizgide olduğunu ifade eden Danyeli, Eğitim Sen'in, öğrencilerin demokratik haklarının kullanmasına destek vermesi ve bu yüzden hedef gösterilmesine tepki gösterdi. Zeliha Danyeli, "Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üniversitelerde üyemiz olan öğretim elemanlarının iradesine ve çağrısına uyarak, 24.03.2025 tarihinde MYK toplanmış ve “İnsan, toplum, doğa yararına üniversite savunumuz çerçevesinde, öğrencilerin anayasal, demokratik haklarını kullanma iradelerine saygı duyuyoruz. Öğrencilerin güvenli bir kampüs ortamında eğitim öğretim haklarını kullanmalarını sağlanması amacıyla öğretim elemanı üyelerimiz açısından 25 Mart 2025 tarihinde hizmet üretmeme kararı vermiştir. Eğitim Sen’in almış olduğu 'hizmet üretmeme' kararı doğrudan eğitim hakkını korumaya yöneliktir ve üniversitelerde ve toplumda yaşanan fiili gelişmelerle ve ayrıca akademik kamuoyunun talepleriyle uyumludur. Tüm bunlara karşın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sendika MYK üyelerimize karşı resen soruşturma başlatılmıştır. MYK üyelerimiz savcılıkta verdikleri ifadenin ardından ev hapsi istemiyle mahkemeye sev edilmiş ve bütün MYK üyelerimiz hakkında iki hafta ev hapsi ve sonrasında haftada bir imza atmak üzere adli kontrol tedbir kararı verilmiştir. MYK üyelerimize verilen bu cezalar doğrudan doğruya Eğitim Sen’in sendikal faaliyetlerini engelleme amacı taşımaktadır. Ancak Eğitim-Sen geçmişte olduğu gibi, bu tür baskı ve yıldırma politikaları karşısında geri adım atmayacak sendikal faaliyetlerini kesintisiz sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
'İKTİDAR HALKIN İRADESİNİ TANIMIYOR'
İktidarın antidemokratik uygulamalar ile halkın iradesini yok saydığını belirten Zeliha Danyeli, Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğuna ve duruma tepki gösteren kesime de gözaltı ve tutuklamalarla cezalandırılmasını kınayarak "İstanbul halkının iradesinin gaspına, antidemokratik uygulamalara, baskıya ve zulme karşı her türlü hak eyleminin yanında olacağımızı, ülkemizin eşit, özgür, barıştan yana demokratik yarınları için dayanışmayı yükselteceğimizi bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. 324 haftadır bu meydanda KHK hukuksuzluğuna karşı verdiğimiz mücadele, sadece ihraç edilen eğitim emekçisi meslektaşlarımızın hakları için değil, tüm toplumun adalet ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olmuştur. Arkadaşlarımızın hukuksuzca ihraç edilmesi, yalnızca bir sendikaya değil, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne, insan haklarına yönelik bir saldırıdır ve bu saldırı bugün seçilmiş siyasetçiler, gazeteciler, siyasi partiler, sendikalar başta olmak üzere tüm toplumsal kesimlere yönelmiştir. Buna rağmen ihraç edilen öğretmenler ve ülke genelinde milyonlar haklarını savunmaya devam etmekte, adalet arayışlarını sürdürmektedir. Tarih göstermiştir ki, hukuksuzluk karşısında direnenler, er ya da geç haklılıklarını kanıtlayacak ve adalet yeniden tesis edilecektir" diye konuştu.
Açıklamanın ardından eylem, sloganlarla sona erdi.